Günlük türünün tarihsel gelişimindeki ilk dönem,günlüklerin yazınsal bir nitelik ve edebi bir ahlak kazanmasından önceki dönemdir.Dünya tarihinde ilk defa Romalıların kullandığı günlükler,içtenlikten ve samimiyetten tamamen uzak olup ,yaşanılan olayların sıradanlıkla beraber özensiz bir şekilde anlatılarak üstünkörü geçilmesi şeklinde oluşturulmuştur.Bu anlayışın devam etmesiyle birlikte,bu dönemde yazılan günlükler de yazınsal açıdan bir değer kazanamamıştır.
Günlük türünün ikinci dönemi Leonardo Da Vinci'nin bilimsel not ve araştırmalarını saymazsak,yazınsal değer kazandığı Rönesans sonları olarak düşünülebilir.
1409-1431 yılları arasında Fransız bir papanın tuttuğu günlük ile İngiliz John Evelyn'in günlüğü yaşadıkları döneme ışık tutar.Fransız yazarı Andre Gide'in günlükleri,edebiyat dünyasında roman larından bile aha büyük bir ilgiyle karşılanmıştır.Gide, iki bin sayfayı aşan bu uzun günlükte duygu ve düşüncelerini oldukça sade ve samimi bir şekilde dile getirmiştir.
Kaynak