Anadolu tarihine eski diye değinmek kesinlikle yetmeyecektir, bir bakış açısı; tarih yazının keşfi ile başlar. Şöyle bir baktığımız zaman yazının keşfedilmesinden 600.000 yıl önce Anadolu’da uygarlık başlamıştır.
İlk olarak tabiatla sonrasında ise çevresindeki vahşi hayvanlarla mücadele içerisine giren insanoğlu, beslenme sebebiyle diğer canlılardan zekasını öne sürerek araçlar yapmış, yapılan bu araçlar ile hem kendi savunma mekanizmasını tamamlamış hem de avcılık için kullanıp beslenmesini sağlamıştır. Güzel bir değinim noktası bu ilkel insanın yapmış ve kullanmış olduğu ilk alet olan taş parçaları dünyanın birçok yerinde bulabildiğimiz gibi Anadolu’da da bulabiliyoruz.
Taşı çeşitli yollarla yontarak kendini savunan, avını ele geçiren insanın bu gelişimine Yontma Taş Devri( Paleolitik) diyoruz. (M.Ö.600.000-10.000). Anadolu’da bu ilkel insanların yaşadıklarının kanıtlarını yapılan kazı çalışmalarının sonucunda tespit edebiliyoruz. İnsanoğlunun mükemmel zekasının yaratıcılığını da görmüş oluyoruz.
Hatay bölgesinde Mağaracık Köyü yakınlarında bir tane mağara ve o bölgede Tıkalı Mağara ismi verilen mağarada yapılan kazı çalışmaları sonucunda bulunan taş aletlerden bu ilkel insanların Taş Devri zamanında yaşadığı ortaya çıkıyor. Antalya dolaylarında Karain adı verilen mağara kazısı yapıldığında da yine ilkel insanın oralarda yaşadığı ortaya konmuştur.
Tabiatın içinde olan, avlanmak için ciddi mücadeleler veren insanoğlu kendini bir şekilde geliştirmiş, artık onun için yaşam alanı olan mağarasını etrafında gördüğü, onu korkutan veya ona haz veren şeylerin resmini yaparak süslemiştir. Biz de ilkel insanın bu resimlerini yukarıda da saydığım mağaralarda görerek bizim için çok önemli olan bu gelişmeyi takip edebiliyoruz.
Not: Yazımı, Uygarlıklar ve Tarihleri adlı bir kitaptan okuyarak aklımda kalanları sizler için yorumladım.