Geçmişten günümüze pek çok yönetim anlayışı görülmüştür. Bazı rejimlerde söz tamamen krallık veya padişahlık gibi makamlarda iken bazılarında ise bir meclis veya bir kurultay oluşturularak yönetim sağlanmak istenmiştir. Benim açmak istediğim konu günümüz yönetimini anlamaya çalışmaktır. Diktatörlük günümüzde Kuzey Kore’de görülmektedir. Diktatörlük devlet başkanının halkı dikta etmesi ise demokrasi de halkın yöneticiyi dikta etmesi demek diye düşünebilir miyiz? İsteklerini halka zorla yaptıran bir yönetici olabiliyor iken geçmişte de bunun örnekleri yaşanmışken neden halk kendi yönetimini gerçekleştiremiyor hiçbir rejim ile? Günümüzde ülkelerde demokrasi büyük çoğunlukta görülmekte, halk kendi istedikleri kişileri meclislere taşımaktadır. Sonrasında neden açıklama yapılması hakkını elinden kaybediyor halk. Bu sistem halkın kendi isteklerini ve günün yansımalarını kendi vekaletlerini sağlayan kişilere yöneltmesi için var iken, temsilcilerin ulaşılamaz bir halleri var. Osmanlının yıkılma süresine girdiği yıllarda halk ile saray arasındaki kopukluklar olduğu görülmektedir. Sistemlerin hatalarının tespit edilmesi ve daha sonra iyileştirilebilmesi çok önemli bir konudur. Bu yüzden sistemleri hatalarıyla kabul etmekten toplumca vazgeçmesi gerekir herkesin. Anlayışları isimleriyle değil anlamlarını idrak ederek yaşayabilmek gerekir. Yöneticilerimiz halkları için var oluş gösterirler bizlerde bu anlayışla düşünüp kavrayıp, vekaletimizi verdiğimizi ve dolayısıyla temsil edilen aslın bizler olduğumuzu unutmayalım.