Böyle izlerken ara sıra düşüncelere dalıyorum. Çocukluğuma dönüp de arkadaşlarımla kar topu oynamaya gitmeyi çok isterdim şu an. İnsanın yaşı ilerledikçe böyle şeyleri yapma hakkını elinden alıyorlar sanki. Kaç yaşında insansın ne kar topu oynaması cık cık cık diyecekmiş gibi geliyor çevredeki insanlar. Küçükken boyumuzu aşan karların ortasında çekilmiş fotoğraflarımız var ama ben pek hatırlayamıyorum. Böyle çok önemli anlar harici hafızam çok kuvvetli değil maalesef. Hayatının her anını hatırlayan biri olabilmek ister miydim bilmiyorum.
Bugün farkettim ki uzun zamandır film izlemiyorum. En son yıl başında Evde Tek Başına bir ve ikiyi izlemiştim. Bu filmleri izlemekten hiç ama hiç sıkılmıyorum neden bilmem.
Hazır kitaplarımın bir listesini çıkarıyorken aynısını filmler için de yapayım dedim. İzleyebildiğim kadar, vakit buldukça bu listeden rastgele bir film seçip izlemeyi düşünüyorum. Aslında daha kısa olmasından dolayı önce dizi listesi yapacaktım ama hali hazırda izlediğim dizilerim zaten var. Önce onları bitirip sonra yenilerine yer açmak daha mantıklı geliyor.
Biraz internette başkalarının listelerine göz gezdirdim. Tür olarak ben daha çok fantastik sevsem de her türden ortaya karışık bir film listesi daha iyi olur galiba.
Seçtiğim ilk filmler daha izlemeden önce afişiyle beni düşüncelere gark eden, konusu ve kurgusu olabildiğince karışık olan filmler olsun istiyorum. Maksat yorulmak. Öyle hem yatayım hem elimde telefon olsun hem de izlerim işte denilecek türden filmler de seçeceğim elbette aralara serpiştirmelik. Onlar da aklımda. İlk hedefim kurgusuyla insanı içine alan, sürükleyici filmler. İzlerken "e o öyle oldu tamam anladık da bu nerden çıktı şimdi?!" ya da film bittikten sonra "en iyisi bu filmi tekrar izlemek, kesin kaçırdığım bir şeyler oldu" gibi tepkiler vereceğim filmler seçmeliyim ki harcadığım vakte değsin.
Şimdi listeye başlıyorum:
Seçtiğim Filmler
1- Mr. Nobody || Bay Hiçkimse (2009)
Başlıkta bahsi geçen Bay Hiçkimse, 2092 yılında dünyada kalmış son ölümlü olan 117 yaşındaki Némo adlı bir adam. Ölüm döşeğindeki Némo genç bir çocukken bir peronda durduğunu hatırlar. Tren kalkmak üzeredir. Annesiyle birlikte mi gitmeli, yoksa babasıyla mı kalmalıdır? Bu karar, sonsuz sayıda olasılığı doğuracaktır... Ve pek çok gezegen, iki ölüm ve sevilecek kadınlar....
İşte, kesinlikle sakin kafa ile izlemem gereken bir film. Filmle ilgili bir şey öğrenirim diye korkumdan çok araştıramadım ama genelde çok beğenildiğini gördüm. Verilen kararlar ve sonsuz sayıda olasılıklarından bahsedilmiş film tanıtım yazısında. Bu da demek oluyor ki eğer benim gibi şöyle olsaydı nasıl olurdu, böyle yapsaydım sonu ne olabilirdi, farklı bir karar verseydim, keşke şunu yapmasaydım ya da yapsaydım diye çok düşünüp kafayı yiyenlerdenseniz, tam bize göre sanırım bu film. İzleyip görelim.
Bir film daha dikkatimi çekti;
2- 13. Kat || The Thirteenth Floor (1999)
Bu filme bir şekilde denk gelmiş bilgi almak, konusunu okumak, tavsiyelere ve yorumlara bakmak vs. için bu sayfaya geldiyseniz; size tavsiyem ne filmin özetini okuyun ne de geri kalan yorumları. Eğer özeti okudunuz iş işten geçtiyse bilin ki bu özet bir saçmalıktan ibaret ve filmi özet ışığında izlemeyin. Olayların gelişimi özetteki gibi olmuyor, yazan filmi anlamamış sanırım. Her neyse geri kalan bazı yorumlarda da, özellikle söylüyorum bazı yorumlarda hepsinde değil, kendisini sinema profesörü sanan adamların saçma sapan filmin finalini söylediğini bile farkında olmadan yazdığı zırvalıkları okumak zorunda kalabilirsiniz, dikkatli okuyun. İşin tavsiye alma boyutundaysanız ben size söylüyorum güzel film izleyin. Kararsız kalmayın yani boşa vakit gitmiş sayılmaz. Filmi izledikten sonra diğer yorumları okursanız neden bu kadar sinirlendiğimi anlarsınız, iyi seyirler.
Bu yorum sayfadaki ilk yorumdu, en çok beğeni aldığı için en üstteydi sanırım, devamına hiç bakmadım :) Ben de bu filme "bir şekilde denk gelmiş", filmin özetini okumuş ve tam sayfayı kapatmak üzereydim ki izlenecekler listesine almaya karar verdim. Bunda 13. gün yazımı yazıyor olmamın bir etkisi var mı bilmiyorum ama ilgimi çekti bu film işte. Filmi çok araştırmasam da filmde son dönemlerin belki de en çok tartışılan konularından birisi hakkında yani evrenin bir simülasyon olup olmadığı ile ilgili birtakım olaylar dönüyor galiba.
Evet bu iki filmi ne zaman izleyebilirim emin değilim. İzleyip hem yorumlarımı buraya yazacağım hem de defterime not alacağım ki motivasyonum artsın. (Kendimi biraz tanıyorsam bu filmleri seçerim ama gidip Harry Potter ve Felsefe Taşı'nı izlerim beş yüzüncü defa.)
Okuyan Herkese çok teşekkür ederim. Sizlerin de film önerileriniz varsa mutlaka yazmanızı isterim. Bir sonraki yazımda görüşmek üzere.