Evet, döndüm ve ilaçlarımı aldım. Çaydanlığı da ocağa koydum ki, sıcak bir şeyler içebileyim. Hava çok soğuktu, hâlâ kar yağıyor. Dönecek sıcacık bir eve sahip olduğum için şükürler olsun. Olmayanlara da Allah yardım etsin. Çok zor...
Şimdi yanı başımda sıcacık bir bardak ıhlamurla yazıyorum bu satırları. İlaçların etkisinden midir nedir çok fena uyku bastırdı. Tabi öksürmekten gece doğru düzgün uyuyamamış olmamdan da kaynaklı olabilir. Uyuyup kalmadan bugün ne yazsam diye düşünürken, aklıma İngilizce konusunda kendimi geliştirmek için neler yaptığımdan bahsetmek geldi. Öncelikle belirtmeliyim ki lisede hazırlık okuduğum için altyapı olarak iyi sayılırım. Orada öğrendiklerim, üniversite hazırlık sınıfını atlatıp bana bir yıl kazandırdı. Üniversitede dört yıl boyunca da hiçbir İngilizce sınavına çalışmak zorunda kalmadığım için şanslıydım. Yalnız cepten yediğimin de farkındaydım. Konuşma konusunda eksiklerimi de biliyordum. Bu eksiklerimi gidermek ve hali hazırda bildiklerimi de unutmamak için bazı programlar ve kurslardan faydalandım.
İlk olarak Duolingo ile başlamalıyım.
Günlük 5 dakika ile 20 dakika arası bir çalışma hedefi seçip başlıyoruz. İsterseniz temel bilgilerden başlayıp ilerleyebilirsiniz, dilerseniz de düzey belirleme testini deneyebilirsiniz.
Duolingo uzun zamandan beri kullanmakta olduğum ama her gün düzenli girip bir seri yakalayamadığım bir uygulama aslında. Vakit ayırdığımda belli bir günlük seri yakalıyorum ve bu hoşuma gidiyor, sonra bir gün unutup da seriyi sıfırlayınca sinir olup bırakıyorum. Ta ki tekrar aklıma gelene kadar. Aslında günlük olarak bildirimler düzenli olarak hatırlatma yapıyor, eğer bildirimlere rağmen uygulamaya girip çalışmazsanız size trip bile atıyor.
Bir özelliğini de yakın zamanda keşfettim: Duolingo for Schools
Öğretmenler bu uygulama sayesinde sınıf oluşturup öğrencilerini ekleyip takiplerini yapabiliyorlar. Öncelikle web sitesine girip sınıf oluşturuyorsunuz.
Daha sonra Duolingo'nun size verdiği kodu öğrencilerinizle paylaşıyorsunuz, öğrencileriniz uygulamada profil sayfalarına girip "ilerleme paylaşımı"na tıklayıp sınıf kodunu girerek sınıfa katılıyorlar. Sınıfınızdaki öğrencilere günlük hedefler verip takibini de rahatça yapabiliyorsunuz.
Duolingo konusunda bir diğer tavsiyem de mobil uygulamasından ziyade web tarayıcısı kullanarak takip etmeniz. Daha kapsamlı olduğunu göreceksiniz.
Bu uygulamaya ek olarak bildiğim kelime sayısını artırmak için de bu web sitesinden faydalanıyorum. Memrise
Duolingo ile birlikte kullanıldığında gerçekten güzel sonuçlar almanızı sağlıyor. Yine web sitesinden giriş yapmanızı tavsiye edeceğim. Hem daha kapsamlı içeriğe ulaşıyorsunuz, daha fazla kursa erişim sağlıyorsunuz, hem de arama fonksiyonu da çalışıyor.
Şimdi içlerinde benim en eğlenceli bulduğum uygulamaya geldik. Türk yapımı bir uygulama olan: Voscreen
Voscreen, kısa videolarla İngilizce dil becerilerinizi geliştirmenize yardımcı olur. İngilizce öğrenmek ve geliştirmek, videolu öğrenme ortamıyla her zamankinden daha eğlenceli!
Hem dil öğrenmek için işe yarıyor hem de bazı dizi veya film sahnelerini izleyince o filmi, diziyi merak ettiriyor, izlettiriyor. Çok eğlenceli repliklere, sahnelere denk geldiğim oldu. Gerçekten güzel iş çıkarmışlar.
Voscreen'de İngilizce nasıl gelişir diye soracak olursanız, öncelikle siteye kayıt olarak başlıyoruz. Giriş yaptıktan sonra karşımıza oldukça kısa bir video geliyor, bu video bir dizi ya da filmden kısacık bir sahne olabilir. Olay basit ve güzelliği de bu basitlikten ve sadelikten geliyor. Sahnede geçen cümleyi bilmeye çalışıyorsunuz. İster İngilizce altyazı kullanarak, istemezseniz de sadece duyduğunuz cümlenin doğru çevirisini iki seçenekten birini seçerek cevaplıyoruz.
Doğru bilirseniz belli bir puan kazanıyorsunuz, bu puanlarla haftalık sıralamalarda kendinize yer buluyorsunuz. Devam ettiğinizde, karşınıza farklı sahneler geliyor ve bu şekilde bir yandan pratik yapıyor bir yandan oyun oynamış oluyorsunuz. Videonun alt kısmında yine sahnenin hangi film ya da diziden alındığına dair bilgiler yer alıyor.
Tabii Voscreen'de isterseniz seviyenize uygun soruların gelmesini isteyebilirsiniz. Bunun için voStep kısmından, Beginner, Elementary, Intermediate, Upper ve Advanced seviyelerinden birini seçip seçtiğiniz seviyeye uygun videoların karşınıza çıkmasını sağlayabilirsiniz. Aynı zamanda Voscreen'de çoğu gramer konusu yine aynı yöntemle ele alınmış ve listelenmiş, örneğin "Am, Is, Are"ı seçtiğinizde bu ifadenin kullanıldığı videolardaki konuşmaları tahmin etmeye çalışıyorsunuz, bunun gibi onlarca gramer konusu mevcut. Gramer konularını "maruz kalarak" öğrenmek ve pratik yapmak adına da Voscreen'i kullanmanızı tavsiye ederim.
Dil öğrenme ve geliştirme konusunda "maruz kalmak" bence en etkili yöntem. Sürekli duyarak bir şekilde hafızanıza yer ediyor ve tıpkı bir bebeğin yavaş yavaş ana dilini öğrenmesi gibi, farkında olmadan öğreniyorsunuz.
Bu noktada devreye “Effortless English: Learn To Speak Like A Native” kursu giriyor. A.J. Hoge tam da bunu vaat ediyor bize; altı ay gibi görece kısa bir sürede, gözlerinizi değil kulaklarınızı kullanarak yani yalnızca dinleyerek İngilizce konuşabilmeyi. Tanıtım videosunu da ekleyeyim. İşin mantığını özetlemiş kendisi.
Bu yazımı da burada bitireyim, aklıma gelmeyen kısımlara yarın değinebilirim. Okuyan herkese teşekkür ederim.