Kalın ve uzun içinde bir sürü küçük yazı bulunan bir şeyi nasıl okuyorlar yahu diyerek 20 yaşına kadar kitap okumaktan nefret ettim diyebilirim. Ara ara kitapsever dostlarımın tavsiyelerine göz gezdirip daha ilk sayfada aman ya diyerek bıraktım. Ta ki; Dan Brown Melekler ve Şeytanlar kitabına kadar. Sonra tam bir kitap kurdu oldum, kaybettiğim zamanı telafi etmek için. Kitap gördüğüm her yerde durdum ve çantama kesin bir kitap attım.
Ama bugün size kendisiyle özel bir karşılaşmaya sahip olduğum başka bir kitaptan söz edeceğim.
Dırınım dırınım…
’in sevgilisi ile tanışması gibi acele ile koşarken cadde üzerindeki sepetle çarpışıp, önüme düşen bir kitap bu. Ay şimdi hiç sırası değil derken, o bakışı ile tedirgin eden ama bir o kadar merak uyandıran kapak fotoğrafındaki bir çift yeşil göz “ beni alacaksın!” dedi ve çantama atıldı. En son Otostopçunun Galaksi Rehberi kitabını okurken çantamda sanki sürekli kıpır kıpır yaratıklar varmış ve onları okumazsam çıkıp beni bulunduğum yerde rezil edeceklermiş hissiyatı yaşamıştım. Şimdi de çantamda bir şeyler arabada beni dürtüklüyor, başla başla diye haykırıyordu.
Hemen sayfa açıldı ve kitap su gibi okundu. Tek solukla! Gerim gerim gerildiğim, hasiktir o kadar çok tüp kan verdim ki acaba ben de listeye girmiş miyimdir diye paranoyaklık yaşadığım hatta bir süre kan vermeme konusunda ısrarcı yaklaşmama sebebiyet veren ama insanı da bir yandan düşündüren, tıp dünyası ile ilgili gizli kapaklı neler var acaba daha bilmediğimiz diyerek merak kapılarını açan, araştırmaya, öğrenmeye iten bir kitaptı. Hayatıma etki eden sayılı kitaplardan biri diyebilirim.
İçerikten tam olarak bahsetmek istemiyorum. Çünkü kitabın ya da filmin konusunu sorduğumda ikisinin de içeriğini ve sonunu anlatan insanların dişlerini ağzına dökmek istemişimdir hep.
Sadece kitap hakkında yapılan birkaç yorumu paylaşacağım. Belki okumaya niyetlenirsiniz. : ) Ben de kendisini kütüphanemde en sevdiklerim ve önerilecekler kısmında tutarak belirli aralıkla tekrar okuyorum. Zamanı yaklaşmışken, paylaşayım dedim.
“Kaçırmayı göze alamayacağınız nefes nefese bir gerilim.”
– Point Blank’in yazarı Catherine Coulter
“Ürkütücü ve kışkırtıcı bir hikâye. Hem gerçekçi hem de dehşet verici. Bütün gece gözünüze uyku girmeyecek! “
– On The Run’ın yazarı Iris Johansen
“Beşinci Tüp muhteşem bir tıbbi macera olmakla kalmayıp hikâyesiyle ödümü patlatacak kadar da inandırıcı. Bütün bunlar gerçek olabilir mi? Palmer insanı şüpheye düşürüyor.”
– Richocet’nin yazarı Sandra Brown.
Ayrıca kitap sonunda uyandırdığı farkındalık ile paha biçilemez, gerisi için MASTER CARD : )
Posted from my blog with SteemPress : https://nsab.000webhostapp.com/2018/11/besinci-tup