Hayatın bazen işaretlerle dolu olduğuna inanan bir insanım mesela. Bazen böyle radyo dinlerken " ulan uzun zamandır da şu şarkıyı dinlememiştim" gibi bir cümle kurar biter bitmez radyoda o melodiyi duymaya başlarım.
Böyle fotoğraf çekemediğim için bana salon gibi salon lazım falan diye içimden geçirirken kuzenim, eşinden habersiz yeni aldığı telefonun kamerasını denemek için fotoğraf çekmiş üzerine de yayınlamış. 1 yıla yakındır facebook kullanmadığım ve açtığım instagram sayfasını yönetmek için facebooka ihtiyacım olduğundan giriş yapmak zorunda kaldım. Ve karşımda kuzenimin çektiği fotoğraf. İşte bu salon gibi salon!
Sabah soluğu hemen onlarda aldım. Fotoğraf çekmeyi de, çektirmeyi de çok severim. Anlarımız, tozlu raflarda bazen kahkaha, bazen hüzün olarak bize dönmesini sağlayan en önemli şeyler onlar. Bir evi de ev yapan bence fotoğraf! ( Yeni evin duvarlarını delmeyeceğime söz verdiğim için asamıyorum maalesef. Yoksa diğer evin bir duvarı komple fotoğrafla kaplıydı)
Sıcacık bir ortam ev, fotoğrafın da o evin içinde o sıcaklığını girene çıkana yansıtması gerçekten önemli bir unsur kanımca. Konsept monsept hikaye yani, çerçeveyi de çerçeve yapan fotoğraf. Bakışın, duruşun o anda verdiği hissiyat. Çerçeve çekelim diye fotoğraf bulduk kuzenimin eşiyle. Evi talan ettim tabii. Her şeyin yeri değişti, toplatmadı da. Sövmemiştir arkamdan umarım.
Açıp açıp bakıyorum şimdi. Nasıl güzel bir fotoğraf çerçevesi oldun sen sımsıcak diye! Eve gelince de durmadım tabii. Bütün eski fotoğraflara baktım. Tebessüm ettim, hüzünlendim, bir iki yaş damlatmışlığım da vardır fotoğraflar üzerine, kahkaha falan da attım kendi kendime!
Ne iyi geldi ama. OH!
Posted from my blog with SteemPress : https://nsab.000webhostapp.com/2018/11/nerede-kalmistik