Annelik yolculuğunun aslında ne kadar önemli olduğunu hepimiz biliyoruz ama bugün hem toplumsal bir yaramızdan bahsetmek, hem de üzerimize düşenin algımızdan daha ötede bir durum olduğundan bahsetmek istiyorum. İki gün önce 23 yaşında bir eğitim görevlisinin, bir öğrencisi tarafından öldürüldüğünü ve eşinin insanın önünde saygıyla eğilmesine sebebiyet veren konuşmasını duymuşsunuzdur. Duymayan için ( )
Toplumumuz, kurtuluş savaşında babalarını kaybeden çocuklar öksüzlüğün acısını daha derinden yaşamasın diye evlatlarına sevgisini göstermekten korkan ince ruhlu babalardan ve analardan, bugün bu olay altına sosyal medyada bu da öğretmenlere ders olsun, hadlerini bilsinler diyen gelecek neslimizi yetiştiren ana ve babalara geçiş yapmış durumda. Yetişen yeni nesil, yarın oğlumu göndereceğim bir okulda karşıma öğretmen, oğlumla ilgili bir sağlık problemimde karşıma doktor ya da herhangi bir hukuk mücadelem de avukat olarak çıkacak düşüncesi beni korkutmuyor değil.
Oğlum doğduğundan beri tek düşüncem nerede, nasıl, hangi okulda eğitim alacağıydı. Doğduğu günden beri, sağ beyin şöyle çalıştırılmalı, sol beyin böyle aktivitelerle desteklenmeli, ince motor, kaba motor, el göz koordinasyonları için çeşitli aktiviteler, aktiviteler üzerine yaptırdım. Oyun gruplarından, oyun gruplarına koşturdum. Orada yaptığı aktiviteleri evde tekrarladım ki, 15 dakikalık süreler yetersiz gelmesin diye. Bunların gerekliliği tabii ki var. Olmaya da devam edecektir.
Ama bu olay sonrasında oğlumla doğduğu günden beri yaptığımız her şeyi gözden geçirmem gerektiğini dair bir hissiyata kapıldım. Gördüm ki, oyun grubunda yaptığı aktiviteler ve tekrarları ya da benim yaptığım aktivitelerden çok ormanda kozalak toplamayı, apartmanın önünde yuva yapılan kediye mama indirmeyi, deniz kenarından birlikte topladığımız deniz kabuklarını içinde yengeçler yaşadığı için denize geri atmayı, doğayı, yaşayan canlılara yardım etmeyi, yaşam haklarına saygı göstermeyi ve yaşatmayı, yağmuru, çamuru, bulutları herhangi bir şekle benzetmeyi, özgürce koşmayı daha çok seviyor ve bunları yapmaktan daha mutlu oluyor.
İyi eğitim almış, iyi yerlerde çalışma hakkına sahip olabilmesi için kafamda tasarladığım ve bunun için uykularımı kaçırdığım her şeyden bugün itibariyle vazgeçiyorum! Paylaşmayı, toplumda yaşamayı, insan ilişkilerini geliştirmesi için oyun grubuna ve bir kreşe göndermeye devam edeceğim tabii ki ama daha vicdanlı, daha duyarlı, daha yardımsever, daha saygılı, daha adaletli, şiddetten uzak ve daha hakkaniyetli bir çocuk yetiştirmek için elimden gelenin daha fazlasını yapacağım.
Dilerim, çocuklarımızı toplumumuzun geldiği egolu, şiddet yanlısı ve bu durumu meşrulaştıran, sürekli kendinin haklı olduğunu zanneden, dudağını büzünce ya da mızmızlanınca her istediğinin yapılacağını ve dünyanın kendi etrafında döndüğünü sanan bireyler olarak yetiştirmekten vazgeçirir Ceren’in ölümü bizi. Dilerim Ceren boşuna ölmemiştir ve eşinin konuşması da bize gönderilen bir işarettir
Posted from my blog with SteemPress : https://nsab.000webhostapp.com/2019/01/yeni-bir-karar