Ramazanın bittiği, terbiye amacıyla sergilenen tüm açlıklar manevi ödüllere niyetlendiği bugüne söz olması mahiyetiyle ; açlık belki de hayata duyulan iştahın insanı doğayla bütünleştirmek isteyen kışkırtmasıdır. Bir olmak, bütünleşmek için istiyoruz, isteklerimizi anlamlandırmak için maruz kalınan yoksunluklarımızı kutsallaştırıyoruz.
Tüm tüketmelere rağmen varlığını yok edemediğimiz açlık duygularına, yapılan ama umulanı vermeyen olaylara, tadılan ama tatmin etmeyen şeylere ithafen loop'ta Aurora'ın Runaway'i var.
Herşeyden sonra bize sadece evimiz kalır. O ev ki; ha üstümüzde bir çatı, ha elimizden tutan bir çocukluk...
İlgili şarkının pek samimi sözlerinide yorgan mahiyetine aşağıya izahatlıyayım, belki birilerini ısıtır.
And I was running far away
Would I run off the wall someday?
Nobody knows, nobody knows...
...but now take me home
Take me home where I belong
I can't take it anymore
Meal in Turkish; "ve çok uzaklara kaçtım, duvarı aşar mıyım birgün? Kimse bilmez, kimseler bilemez.
Yağmurda dans ettim, hayatı hissettim ve şikayetçi değilim...
Ama artık eve götürün beni, ait olduğum yere. Daha fazla dayanamıyorum artık..."
İlgili şarkıyla sizi başbaşa bırakıp bayramlı günler diliyorum.
Esenlikler...