Tam da ergenlik karmaşasının tavan durumda olduğu, hormonların birbiriyle pogo yaptığı dönemde, üst üste yakmanın verdiği o haz da efsanevi bir hatıra sahip.
Günün bazı anlarında onunla eşlik edebileceğimiz öyle durumlar oluşturmuşuz ki, ritüel haline dönüşmüş. İş yeri servisi beklerken, yemekten sonra, arabaya binildiğinde, çay eşliğinde, ah bir de yanık espresso varsa tadından yenmez.
Aslında sigara içen insanların çoğuna göre benim sigaraya olan sempatim daha fazlaydı. Çoğu zaman onu içmekten ciddi anlamda keyif aldığımı ve bundan dolayı yaşadığım mutluluğu ifade edebiliyordum. Buna rağmen bir kaç kez bu durumdan rahatsız oldum. Vazgeçip bırakma girişimlerim oldu. Her deneyişimde kendi içimde aslında bırakmayı çok da istemediğimi biliyordum.
Fakat bir süredir burada olamayışımın sebebi olan ağır soğuk algınlığım dolayısıyla 4 gündür sigaramdan uzak kaldım. Belki çok fazla yorgan döşek yatmadım ama sadece burun tıkanıklığından ve bir an önce iyileşme isteğimden dolayı içmeyi tercih etmedim. Bu sabah kendimi çok daha iyi hissettiğim için artık sigara içebilirim diye düşündüm. Hayır yanılıyorum! Sigara içmediğim bu günlerde kendimi daha iyi hissediyorum.
Ve canı gönülden isteyerek burada sigarayı bıraktığımı ilan ediyorum. Aslında bu kadar alenen ifade etmek benim için büyük bir cesaret. Çünkü hiç bu kadar ciddi yaklaşmamış, gözlerimdeki gelecek profilinde sigarasız bir hayal kurmamıştım.
Her koyun kendi bacağından asılır mantığıyla biraz liboş bir düşünceye sahibim. Yine de bu gelişmeden sizleri haberdar etmek istedim. Belki birkaç düşüncede değişikliğe sebep olup, iyi hislere vesile olabilirim :)