Ofiste bilgisayarımı açmış biraz sınav kağıdı okuyorum, biraz Steemit'e giriyorum. Değmeyin keyfime misali ponçik ponçik günümü geçirmekteyim. Telefon çaldı, iş güvenliği uzmanı Hasan Abim eğitim ayarlamış sağolsun şirket aracı da kendisinde. Koyuldum dolmuşa...
Meğer inşaat alanının oradan dolmuş geçmiyormuş yokuş yukarı tabana kuvvet. Biraz terlesem de keyfime hala denecek yok :)
Resimde görünen Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesinin oradan bu yana tıngır tıngır yürüyorum.
Ve evet! Sonunda inşaat alanındayım. Manzara pek iç açıcı değil mi? Orada küçücük görünen anayoldan buraya yürüdükten sonra bu manzarayı hakettiğimi düşünüyorum :))
Aha bir de ne göreyim!!!
Adrenalini yaşam tarzı haline getirmiş olan inşaat çalışanlarımızdan biri güzelce sulama yapıyor. Ne bir emniyet kemeri, ne bir halat, ne de herhangi bir önlem... Acılı bir gülümsemeden sonra yanına çıktım. Ne söylersek söyleyelim aldığımız cevaplar her zaman aynı oluyor: "Yıllardır bu işi yapıyoruz."
Bu görselde durumun ne denli vahim olduğunu anlıyorsunuzdur. Neyse eğitime başladık. İlk sorum:
-Daha önce eğitim alan var mı?
Evet esas bomba burada patlıyor. Az önceki yıllardır bu işi yapan kişi "ohooo sayısını biz bile unuttuk" şeklindeki can alıcı cevabıyla soğuk suyu yüzüme çarpmış oldu.
Her eğitimde bahsettiğimiz "iş kazalarının büyük bir çoğunluğu çalışanın kendisine aşırı güvenmesiyle, yıllardır bu işi yapıyorum tabirleriyle hareketten meydana geldiğini lütfen unutmayalım" haykırışlarımız yine hüsranla sonuçlanmış oldu. Başlangıçta ne de mutluydum değil mi? 😅