Merhaba Steemit Kullanıcıları,
Bu postumda da, yine sanat üzerine paylaşım yapmak istiyorum.
Bu kez bir kitap hakkında yazacağım;
'Nietzsche Ağladığında'
source
Yazarı İrvid D. Yalom. Psikoanalizin ilk başladığı zamanların konu edinildiği, ağırlıklı olarak Nietzsche ile Dr. Breuer arasında geçen dialoglar ve zaman zaman psikolojinin babası olarak bilinen Sigmund Freud ile Dr. Breuer arasındaki dialogları konu edinen bir kitap. Bir de filmi yapıldı bu kitabın çok değer verildiğinden mi bilemiyorum ama bu kitabı filme dökmek gerçekte pek iyi bir fikir olmamış bence. Aslı başka olan birşeyin zahirisine bakmaktan öteye geçilememiş bence. Ama kitabı okuduktan sonra filme göz atmak isteyeceğinize çok eminim.
Genelde okuyanları hayatlarını kökten değiştirmeye itiyor.
Bu noktadan sonra küçük bir özet yazacağım, okumayanları uyarmak isterim. Bazılarımız önceden anlatıldığında kitap, film veya diziyi izlemek istemiyoruz. Ama bu kitap olayları konu edinen türde olmadığından ben bir sakınca görmüyorum yazmakta. Karar sizindir.
Hiçcilik olarak bildiğimiz akımın düşünürlerinden Nietzsche psikolojik olarak dardadır ve Dr. Breuer ona yardım etmek istemektedir. Ama aslında Nietzsche'nin de düşündüğü gibi hiçbir şey karşılıksız değildir. Dr. Breuer Nietzsche gibi bir düşünürü iyileştirmek gibi bir egonun peşindedir. Velhasıl aralarında birbirlerini tedavi etmeye dayanan karşılıklı çıkar gözetilmiş bir anlaşma yaparlar. Dr. Breuer bunu Nietzsche'yi kandırmak amaçlı yaptığını kendisine söylese de gerçekte doktorun hayatı hiç de yolunda gitmemektedir. Hastası Berta'ya saplantılı vazgeçemediği duygular hissetmektedir. Zaman zaman arkadaşı Freud'dan yardım alan Breuer, bu seanslardan birinde hipnoza girer ve çok istediği gibi evini, karısını ve çocuklarını arkasında bırakarak Berta'nın yanına gider.
Başka bir klinikte tedavi gören Berta'yı uzaktan izlerken, Berta'nın yeni doktoruna da aynı yakınlıkla davrandığını farkeder. Dr. Breuer'in vazgeçemediği ve değer verdiği Berta'nın kendisine aynı duyguları hissetmediği ve onun hayatında herkes gibi biri olduğunu farkettiğinde aklı başına gelir ve hayatını kabullenir.
Kitapta, Nietzsche ile Dr. Breuer arasında geçen dialoglar gerçekten düşündürücü. Bir yandan olayların sarmalı devam ederken diğer yandan sizi düşünmeye iten hatta hayatınızı sorgulatan bu dialoglar gerçekten okunmaya değer. Dediğim gibi, bu kitabı okuduktan sonra genel oluşan düşünce hayatınızı değiştirmeye çalışma çabası oluyor genelde ama ne yazık ki Freud'un Dr. Breuer'e sunduğu gibi hayatımızı değiştirmeye kalktığımızda sonrasında olacakları bunun doğru veya yanlış olduğunu bize gösterecek bir şans yok elimizde. Aslında bu soruların cevabı yine bizde, kitaptan da anladığımız gibi ama iş ki doğru cevabı bulabilecek miyiz?
Umarım kitabı sevdirmişimdir size. Gerçekten çok beğenerek okuduğum kitap bittikten sonra sayfalarını çevirip çevirip göz attığım, hayat üzerine ciddi düşünceler edindiğim ve biraz zaman geçirip tekrar okuyacağım zamanı iple çektiğim bir kitap. Tekrar okudukca keyif verecek gerçekten değerli bir kitap.
Aranızda bu kitabı okumuşlarınız var ise, sizlerde kitap hakkındaki yorumlarınızı lütfen yazınız.
Hepinize iyigeceler.