ÇOCUKLUĞUMUZDAKİ 23 NİSAN'LAR
Benim çocukluğum köyde geçti ve birleştirilmiş sınıfta okudum 5 yıl boyunca. Okulumuz "çay alım yeri" diye bilinen bir binanın üzerindeydi... Bildiğiniz klasik köy okulu...
Ormangülü
23 Nisan yaklaştığında gözümüz yol kenarlarındaki ormangülü, karayemiş, cennetgülü diye adlandırdığımız çiçeklerde olurdu. Çünkü bu çiçeklerin açması yetişirse çok güzel bir şekilde onlarla okulu süsleme imkânımız olacaktı... Öyle hazır süslerimiz pek olmamıştır. En fazla ince gramofon kağıtlarından renk renk kedi kuyruğu diye tabir ettiğimiz süsleri yapardık... Genellikle herkes tuttuğu takımın renkleri ile kedi kuyruğu süsü yapar ve kapıya, cama, tahtaya asardık. Sonrasında sabah gelirken yol kenarlarından topladığımız ormangülü ve diğer çiçeklerle okulu adeta bir gelin başı titizliğiyle süslerdik. Peki güller yetmezse... Hiç sorun değil hemen yanıbaşımızdaki ormana hızlıca bir dalış ve elimizde tomar tomar güllerle çıkagelirdik... Ormana girerken böcek sokar, yılan çıkar diye kaygılandığımızı hiç hatırlamıyorum... (Şimdiki okul çağı çocuklarının kelebek görünce kaçar durumda olduklarını görünce onlar adına ne kadar üzülüyorum anlatamam).
Karayemiş çiçeği
Bu fiziki hazırlıkların sonrasında ise 23 Nisan törenini bahçede yapardık; şiirler, yazılar art arda okunurdu... Sonra heyecan dolu yarışmalar... iğneden iplik geçirme (yürüyerek), yoğurt içinde bozuk para bulma, kaşıkla yumurta taşıma, ördek yürüyüşü, çuval yarışı, ipte asılı elma yeme, balon patlatma... Ve tabikii en son olarak kızlar seksek için koşmaya başlarken biz erkekler için futbol maçı heyecanı vardır... Yarıya kadar açarak hafih eğilip bükülerek girdiğimiz çay alımyeri kapısından bir daha maç bitince koşarak su içmeye çıkardık.... Bu arada futbol dediysem öyle kaliteli futbol topu veya marka ayakkabılar düşünmeyin hemen... Hızlı vurunca havada kuş tüyü misali uçuşan plastik top ve ayakta hafifçe de sıkan Trabzon lastikleri... Mutlu muyduk... Çoook.