İstanbul'un fethinin 565. yıldönümü milletimiz için kutlu olsun. Ancak dilerim ki bu günler, bu fethi gerçekleştiren atalarımıza da gerçek manada layık olabilmemize vesile olsun.
FETİH MARŞI
Yelkenler biçilecek, yelkenler dikilecek,
Dağlardan çektirilen, kalyonlar çekilecek,
Kerpetenlerle sûrun dişleri sökülecek!
Yürü; hâlâ ne diye oyunda, oynaştasın?
Fâtih'in İstanbul'u fethettiği yaştasın!
* * *
Sen de geçebilirsin yardan, anadan, serden,
Senin de destanını okuyalım ezberden,
Haberin yok gibidir taşıdığın değerden.
Elde sensin, dilde sen; gönüldesin, baştasın,
Fâtih'in İstanbul'u fethettiği yaştasın!
* * *
Yüzüne çarpmak gerek zamânenin fendini!
Göster: kabaran sular nasıl yıkar bendini!
Küçük görme, hor görme, delikanlım kendini!
Şu kırık âbideyi yükseltecek taştasın;
Fâtih'in İstanbul'u fethettiği yaştasın.
* * *
Bu kitaplar Fâtih'tir, Selim'dir, Süleyman'dır;
Şu mihrab Sinânüddin, şu minâre Sinân'dır;
Haydi, artık uyuyan destanını uyandır!
Bilmem, neden gündelik işlerle telâştasın,
Kızım, sen de Fâtihler doğuracak yaştasın!
* * *
Delikanlım! işaret aldığın gün atandan!
Yürüyeceksin! Millet yürüyecek arkandan!
Sana selâm getirdim Ulubatlı Hasan'dan!
Sen ki burçlara bayrak olacak kumaştasın;
Fâtih'in İstanbul'u fethettiği yaştasın!
* * *
Bırak, bozuk saatler yalan yanlış işlesin!
Çelebiler çekilip haremlerde kışlasın!
Yürü aslanım, fetih hazırlığı başlasın.
Yürü, hâlâ ne diye kendinle savaştasın?
Fâtih'in İstanbul'u fethettiği yaştasın!
**Arif Nihat Asya**