Dun evde oturup Norvec'in meshur dizisi Skam'in bir bolumunu seyrediyordum. Karakterlerden biri evinde 17 Mayis (Norvec Gunu/Anayasa Gunu) icin parti duzenliyor ve arkadaslarini cagiriyordu. Evde guzel bir brunch yapip, bir seyler icip disari cikmayi planliyorlardi. O an bu sahnenin Turk kulturune ne kadar uzak oldugunu fark ettim. Gencler milli bayramlarda zorla okula getirilip, "SOL, SAG, SOL" seklinde uygun adim yurutulmuyor, bayramlarini sevdikleri aktiviteleri yaparak geciriyorlardi.
Norvec Anayasa Gunu Kutlamasi
Zorla asker duzenine sokulmus genclerimiz
Ben hicbir zaman bayramlari sevmedim, milli bir bilinc hissetmedim. Turkiye'de maalesef biz bu gunleri halk gunu olarak degil, Kurtulus Savasi kahramanlarina minnet gunu olarak kutluyoruz. Minnet duymak icinse ogrencileri sabah 8'de kaldirip zorla siir okutmak hep bana anlamsiz geldi. Milli bayramlar hep Ataturk'le ozdeslestigi icin herkes tarafindan sahiplenilmedi. Ve farkli goruslu bir iktidar gelince de yok olmaya yuz tuttu.
Amerika'nin 4th of July kutlamalarina hepimiz az cok asinayiz. Guzel partiler duzenlerler. Ama ben bunu klasik Amerikan gencliginin haydi dagitalim bahanelerinden biri olarak gordugumden hicbir zaman kistas olarak almamistim. Ve kafamda o ampul yanmamisti. Dun Skam ile durumu fark edince konuyu biraz daha arastirdim ve dunyanin degisik yerlerinden ornekler buldum. Farkli ulkelerin halklari kendi kulturlerini one cikaran kutlamalar yapiyorlar. Ve bunlarin hepsi bir solen havasinda geciyor.
Cinco de Mayo, Meksika
National Liberation Day, Kore Cumhuriyeti
King's Day, Hollanda
Bu bayram kutlamalari ulkemizin kendi kulturunu, bireyselligi ve ozgurlugu ne kadar benimsediginin de ufak bir gostergesi sanki.
Ey cografyamizin gelismemisliginden ve dikta rejiminden nasibini alan halkim:
Umarim bir gun sen de, varlosunu kutladigin gunleri festival gibi yasarsin.