Yeğenim diyor ki;
"Dost sevgisine, başkalarına yönelik sevgiye ulaşmak mümkün mü?
Bazen kendime sorular soruyorum, dünya neden bu kadar kötüyle dolu?
İyilik hiç olmayacak mı?
Ama bazen fark ediyorum ki, birlik barış içinde olursak dostluk ve merhamet galip gelir.
Kötülüğü yeneriz."
Az önce yazdıklarım, sadece 10 yaşında olan dünyanın en iyi kalpli yeğenine ait.
Böyle düşünen ve aslında yeni dünyayı oluşturacak sağlam temelleri yaşam biçimiyle oluşturacak yeni nesle sadece güzel bir ortam sağlamamız gerekiyor. Onların iyilik görerek büyümeye ihtiyaçları var ve geleceğimiz için çok büyük bir umut vaat ediyorlar.
Her biri benim yeğenim kadar şanslı olmayan dünya çocuklarına, yardım paketleri göndermek, kullanmadığımız ama kullanılabilir durumdaki eşyalarımızı göndermek, banka hesaplarında para biriktirme kampanyaları yapıp, bazı dernek ve vakıfların reklamlarını bunlar üzerinden yapmak insanlığın geleceğini kurtarmıyor.
Yapabileceklerimiz sınırlı ancak bu sınırlı davranışları yapmak için de biraz hareket etmek, cesaret etmek gerekiyor.
Daha önce şimdi ismini hatırlayamadığım bir belgesel izlemiştim. Belgeselde Amerika'da bir inşaat mühendisi bulunduğu bölgedeki belediyeden izin alıp, yeni, doğal konut denemeleri için alan tahsis edilmesini istiyordu. Gerçekten de bu alanı belediye verdi kendisine ve gazeteye ilan vererek, "kendi evlerinizi inşa etmeyi ister misiniz?" diye bir grup insanı topladı etrafına.
Gerçekten de bir süre sonra küçük bir kasaba oluşturacak kadar insan aileleriyle beraber toplandı ve birbirlerine yardım ederek güneş enerjili, tamamen çöl olan iklimde tam bir vaha oluşturdular, evlerin yapılış mantığı dıştan içe doğru çöl bitkileri, tropikal bitkiler ve en içte meyve bahçeleri olmak üzere dizayn edilmişti. Malzemelerin tamamı geri dönüşüm atıklarından olup, su, ortam neminin yoğuşturulması ile elde ediliyordu.
Bir süre sonra belediye kendi izin verdiği projeyi durdurma kararı aldı ve bu inşaat mühendisini mahkemeye verdi. Çünkü belediye alt yapı hizmetleri olan elektrik, su ve doğal gaz tüketimi bu kasabada yoktu. Yani belediye buradan para kazanamıyordu. Zaten bu inşaat mühendisinin de yapmak istediği tam da buydu. Paraya ihtiyaç olmaksızın bir topluluk halinde yaşamayı başarabileceklerini ispatlamıştı. Tüm mahkeme süresince bu belgeseli de kendileri çekmiş ve savunmalarının tamamını tüm dünya ile paylaşmaya karar vermişlerdi.
Açıkçası bu mahkemenin ne şekilde sonuçlandığını bilmiyorum ama aslında sistemlerin devamı için çoğu zaman daha iyi, kaliteli ve ucuz olabilecek yaşam giderlerimiz, maalesef bile isteye çok yüksek maliyetlerle sağlanıyor.
Ama geleceğe dair umutlarım çok büyük, çünkü yeni nesil çocuklarda önemli olanın dostluk, barış, kardeşlik, birlik olduğunu çok net görebiliyorum. Üstelik bu çocuklar hem sanatı hem de teknolojiyi kullanabilen gelişmiş yeni formlar.
Yeğenime sevgilerimle,
Steemit dostlarım için yazdığım bu yazıda verdiği ilham nedeniyle.
Resim