Ünlü yazar Stephen King’in aynı isimli romanından uyarlanmış 2016 yılı yapımı 8 bölümden oluşan bir mini dizidir. Bilim kurgu, dram, gizem türünde olan dizi bizlere bir zaman yolculuğu hikayesi sunmaktadır. 8.2 gibi yüksek bir IMBD puanına sahip olan bu diziyi bilim kurgu severlerinin izlemesini şiddetle tavsiye ederim.
Gelelim dizinin konusuna ve karaktere. Ana karakterimiz İngilizce öğretmeni olan ve sıradan bir hayat süren Jake Epping. Karakterimiz her zaman ki gibi arkadaşı Al Templeton’un dükkanında her şeyden habersiz hamburgerini yerken Al’ın rahatız olduğunu farkederek yardımına koşar. Bir kaç muhabbetten sonra Al bir sırrını açıklayacağım der ve Jake’in dükkanın arkasında bulunan dolaba girmesini ister. İlk başta anlam veremeyen karakterimiz arkadaşının dediğini yapar ve girdiğinde kendini bambaşka bir zamanda bulur. Sonrasında ise geri döner. Bu girdiği dolap zamanda yolculuk yapmaya yarayan bir teleport görevi görmektedir ve Al buna bir isim bile koymuştur; tavşan deliği. Fakat bu delik öyle herhangi bir tarihe değil yalnızca 1960 yılına götürmektedir. Geçmişte yapılacak her bir değişiklik ise o günü etkilemektedir fakat her yolculukta bu etkiler sıfırlanmaktadır. Al bu deliği defalarca kullanmış ve bu delik sayesinde kendini John F. Kennedy (JFK) suikastini engellemeye adamış birisidir çünkü eğer JFK ölmeseydi Amerika’nın daha gelişmiş ve refah bir ülke olacağına inanıyor. Fakat bunu bir türlü başaramaz çünkü geçmişin sürekli ona engel olduğunu iddia eder ve Jake’ten yardım ister. İlk başta bu teklife yanaşmayan karakterimiz Al’ın ölümünden sonra onun yarım bıraktığı işi kendisine bıraktığı bilgi ve belgelerle üstlenir. 1960 yılına gittikten sonra Al’ın talimatlarıyla ilk önce kendine çeki düzen verir ve zaten oynanmış sonuçlarını bildiği maçlar sayesinde de para kazanıp topluma karışır.
JFK suikastinin baş şüphelisi Lee Harvey Oswald adında eski bir deniz piyadesidir. Fakat suikasti gerçekleştirenin/gerçekleştirenlerin kim olduğu hiçbir zaman net olarak ortaya çıkartılamamıştır çünkü olaydan iki gün sonra Oswald onlarca CIA ve FBI görevlisinin koruması altındayken kameralar önünde öldürülmüştür. Suikastin baş ve tek şüphelisinin ortadan kalkması ile dosya kapanmıştır.
Jake’in görevi çok basittir aslında. Oswald’ın gerçekten bu suikasti gerçekleştirip gerçekleştirmediğini tespit edip eğer o ise bunu engellemektir. Fakat tüm filmlerde görmeye alışık olduğumuz bir durum burada da gösterir kendisini. Karakterimiz Sadie adında bir meslektaşına gönlünü kaptırır. Al’ın bu konuda uyarısını dikkate almayarak hemde. Geçmişte bir çok kişiyle yakın temas kuran Jake geleceği etkileyeceğini bilmesine rağmen buna devam eder ve olaylar alır başını gider. Neyse ki suikast tarihi gelip çattığında Sadie sayesinde bu suikast girişimini önlemeyi başarır fakat ağır bir bedel öder ve Sadie’yi kaybeder.
Kennedy suikastinin önlenmesi sonucunda Al hep iyimser yaklaşmış ve onun başkanlığa devam etmesinin tarihte ki bazı olaylara -başta Vietnam Savaşı- engel olacağını ve Amerika’nın daha iyi bir yer olacağını hayal etmiştir. Fakat Al bunda yanılmıştır çünkü Kennedy halkını bir iç savaşa sürüklemiştir ve yerle bir olmuş Amerika vardır ortada. Jake tüm bunları görür ve yaptıklarından pişmanlık duyarak geçmişi olduğu gibi bırakmaya, ayarlarıyla oynamamaya karar verir.
Tüm bunların yanı sıra tabi ki bir de Sadie’ye olan aşkı sürmektedir fakat geçmişe karışmanın, değiştirmenin kötü sonuçlar doğurabileceğini gördüğü için Sadie’nin hayatına girmeyi de göze alamaz.
11.22.63 oldukça sürükleyici, merak uyandırıcı bir dizi. Fakat 8 bölüm olması insanda keşke biraz daha uzun olsaydı daha tam tadına varamadım duygusu oluşturuyor. Bunun yanında bir de tek olumsuz eleştirim olarak son bölümde karakterimizin yaptıkları bana mantıklı gelmediği gibi olaylarda da birazcık mantık hataları var ama bu tabiki dizinin gözümde ki değerinden bir şey kaybettirmiyor.
Bu diziye puan vermek gerekirse on üzerinden sekiz (8/10) diyebilirim.