İşyerinde gördüğüm inanmak başarmanın yarısıdır tabelası bugün dikkatimi çekti içimde şöyle bir düşündüm imkansızı başaranlar varmı gerçekten inanmak başarmanın yarısımıdır diye araştırmaya koyuldum ve şu yazı dikkatimi çekti
“Herhangi Bir Şeyi Başarmak İçin Önce Kendine İnanmayı Başarmak”
Bir düşünelim. Bugün, imkânsız gördüğünüz hangi işi başarmayı deneyeceksiniz? 5-6 kez gidip gelen o satışı mı, yeni bir reklam kampanyasını mı, yoksa bugün ekstradan yapmanız gereken bir satış aramasını mı? Belki de uyumsuz ekip üyesiyle o zorlu konuşmayı? Ya da koşu bandında geçirmeniz gereken o 30 dakikayı? Belki de sadece akşam yemeği için evde olabilmeyi…
Bunlar size imkânsız gibi mi geliyor? Belki evet, belki hayır… Belki de çocuk oyuncağı. Ama bunlar sadece size böyle kolay geliyor olabilir. Sizin kolay bulduğunuz bir şey, başka biri için çok zor olabilir, tabii bunun tam tersi de söz konusu olabilir.
Bunları okuduktan sonra birde gerçekten başaranlar ında gerçekleştirenleri baktım şöyle bir ilk olarak bir kaç girişimci 1 cisi KFC kuruluşunun hikayesi
Eğer o zamanlar beş parasız olan, 6. sınıf terk, 65 yaşındaki yaşlı Harland “Colonel” Sanders’ın 1955 yılındaki meşhur azmi olmasa, bugün gizli Kentucky Fried Chicken tarifi bütün dünyada 17.000’den fazla KFC restoranında satıyor olmazdı
İmkansızı başaranlar
Aralarında görme engelli arkadaşlarının da bulunduğu başarılı sporcular Ağrı Dağı'na tırmanıp imkansız olarak görülen büyük bir başarıya imza attı
Son olarak bu başarı hikayelerini de okuyup gerçek kanıtlı olduğuna inandıkları sonra önce başarıya inanmak sonrasında azim ve imkansızı başarmak olduğunu anlamış oldum.