Asya’da devletini kuran Cengiz Han ordularıyla bir kasırga misali eserek ,çıkan devletleri silip süpürerek, adeta çiğneyerek ilerliyor karşısında hiçbir ordu tutunamıyordu. Ta ki Harzemşahlar ülkesine varıp Celalettin Mengübertî ile karşılaşana kadar..
Harzemşahlar Devleti’nin meclisinde Moğollar’la savaşın nasıl yapılması gerektiğine dair hararetli tartışmalar vardı. Celalettin orduları toplayıp topyekün bir savaş yapılmasını istiyor, başta hükümdar babası ve vezirler ise ordu savaşında Moğollar’ın asla yenilemeyeciğini, kale kale müdafaa yapılmasının en mantıklısı olduğunu söylüyorlardı. Celalettin çaresiz kabul etti. Moğollar Harzemşah kalelerini karton kule gibi devirdiler. Hükümdarı da esir ederek Hazar Denizi’nde bir adada zulüm ederek öldürdüler.
Celalettin bu yaşananlara çok üzüldü. Hemen devletinin başına geçti . Önce itaat etmeyen kardeşlerini itaat altına aldı. Ardından Moğollar’la mücadeleye girişti. Cengiz Han’ın oğlu Cuci hakimiyetindeki bir orduyu bozguna uğrattı. Cengiz Han onun üstüne Yenilmez Noyan’ı gönderdi. Onunda Yenilmezliğine son verildi. Hemen ardından Cormagon Noyan’ı bozdu. Başa çıkamayacağını anlayan Cengiz Han büyük ordusunu toplayıp Celalettin’in üzerine yürüdü. Bu savaşta kardeşinin de ihanetiyle Celalettin’in ordusu bozuldu. Yanında birkaç asker kalıncaya kadar savaşını sürdüren Harzemşah Sultanı , en son uçurumdan nehire atladı. Şimdi Moğol askerleriyle nefes kesen bir kovalamaca başlamıştı azgın suların arasında . Kendini karşı kıyıya atan Celalettin kılıcını Cengiz Han’a sallar ve atını sürerek oradan uzaklaşır. Cengiz Han bile onun cesaretine ve yiğitliğine hayran olmuş “keşke Celalettin benim oğlum olsaydı demiştir.
Bundan sonra birtakım şanssız olaylar yaşayan Celalettin ve Harzemşahlar Devleti’nin hayatı son bulmuştur. Moğollar’ gibi bir barbar ve vahşiler sürüsüne dur diyebilen bu büyük Türk Hakanını saygı ve minnetle anıyorum.