Bazen nefes alamadığınızı hissettiğiniz zamanlar olur. Sanki boğazınızda gizli bir el varmışcasına boğulur, ya da havada yeteri kadar oksijen yokmuş da başka bir şey soluyor gibi zorlanırsınız.
《o zaman dans | renk karikatürü enter》
Şu son zamanlarda kendimi boşlukta gibi hissediyor(d)um. Bizim buralarda bu gibi şeyler yaşadığını sandıklarına içinde hiç ruh yok derler. :)
Belki de doğru tespittir, ruh emiciler havada cirit atıyor zirâ...
Dışardaki yaşamdan ve kendimden sıkılıp bunaldığım anda girmişti hayatıma burası, ilaç gibi de gelmişti. Son zamanlarda ruhum daralmaya başladı. Sanki bir kutu uyku hapını avucuma koyup da içmiş gibiy(d)im...
Bir grup insan canla başla, kendinden fedakârlık yaparak bir şeyleri inşa etmeye çalışırken; bazıları da empatiden yoksun, insanlıktan nasibini almamış, bir baltaya sap olamamış, bir çocuğun başını şefkatle okşamamış gibi bir odunlukla, emekleri çöpe çevirme gayreti içinde. (Bihter gibi ne kadar uzun ve saçma bir cümle kurmuşum:)
Züccaciye dükkanına giren fil misali her şeyi devirip döküyor.
Bazen hiçbir çıkar gözetmeden, tamamen gönüllü olarak, diğer insanların faydası için elini taşın altına koyarsın ve bazı nankör, gözü dönmüş kişiler de gelip o taşa basarak elini acıtır.
Bunu da büyük bir zevkle yapıyor olması aslında insanın canını acıtıyor..
Başlıbaşına bir yazı yazmadım ama sağda solda böyle yorumlar yaptım tabi delicesine. :)
İnsanlar hep mi böyleydi yoksa o iyi insanların o güzel atlara binip gitmesiyle, demirin tuncuna insanın.. neyse hanımefendiliğimi bozmayayım daha fazla. 🙆♀️
Bunlardan daha kötüsü de o yumruğun
güvendiğiniz ellerden gelmesi..
Herkesi aptal görüp bir kendini akıllı sanarak havalı cıvalı dolaşanlar da yok değil tabi burada. :)
Ardından sallamadığı kimse kalmasa da ortak çıkarların peşinde güle oynaya koşanlar, küçük hesaplar peşinde olan küçük insancıklar size diyorum herkes sizin ne olduğunuzu biliyor ama utanmayın diye yüzünüze söylemiyor bilin istedim. 🙆♀️
Baya canım sıkılıyordu ve ben de kendime mola verdim, önce Harry Potter'a sığındım onun dünyasında huzurlu ve mutluydum. 🙆♀️
Daha sonra rengârenk iplerime sarıldım. Bir oda dolusu kitap ve bir oda dolusu yumak birbiriyle yarış hâlinde. :) Her ne kadar ikisini de almam şu sıralar yasak olsa da internete girdikçe, sepetime birkaç şey atmaktan da geri durmuyorum. :)
Ser'de kedilik var galiba. 🙆♀️
Onlara dokunmak bile beni sevindiriyor. Ben de stres atmak için bu sürede birkaç uydurmasyon çantavari şeyler denedim, ee 200 adet fermuar siparişimin bir şekilde erimesi lazım öyle değil mi.. :))
Öncelikle ne idüğü belli olmayan bir şey yaptım ve hah dedim bundan iyi şarj aleti çantası olur. Artık orda burda aramak zorunda kalmam, hem dışarı çıkarken de kablolar çantanın içinde düğümlenmiş olmaz. :)
Sonrasında mavinin tonuna bayılıp aldığım ama hiçbir şeye yakıştıramadığım simli iplerle öylesine başladım, örmek rahatlatıcıydı ben de kendimi kaptırıp kocaman örmüşüm. :)) Lacivertle de kombinlemeye çalıştım ama ne için kullanılır hiç bilmiyorum. Sahibi kim olur onu da bilemiyorum, beklesin bakalım kenarda. Aslında kitap çantası bile olabilir şimdi düşündüm de. :)
En son da Pengi'mi takdim edeyim. 🐧 Minik dostu Somi'yi de yapmam gerekecek.. Trt Belgesel'de defâlarca izlediğim Kral Penguenlerin karlar altında bile içinizi ısıtacak o şahâne dostluğu görülmeye değer. Bence insanların onlardan öğreneceği çok şey var. Arkadaşının soğuktan ve açlıktan ölmesine mani olup, kendi canından bile ötede tutup hayatını kurtaracak kadar fedakârlık yaptığı o anları nasıl unutabilirim ki. Şimdi bu satırları yazdıktan sonra tekrar izleyeceğim. 🙆♀️
İşte moral bozukluğunu giderici acemilik faaliyetlerim. :) Yeni yeni yünlü iplerle haşır neşir oluyorum ve uyduruk yemeklerden sonra bunlara sardım. 🙆♀️ Umarım daha iyi şeyler de yapabilirim. :)
Okuduğunuz için teşekkür ederim. :)