Yeni yılın kimlere iyi gelmesem düşüncelerinde karşılık bulmuş olabilirim. Zira; abuk kuşumla iletişimde sorunlar çekiyorum. Beni terk etmemiş olmasını dileyebiliyorum en fazla.
Belki de tatile çıkmıştır.
Olur öyle aslında değil mi?
Abuk Kuş'un da tatile ihtiyacı vardır belki de. Ya da göçmen kuşlara özenip, sıcak bölgelere mi gitti bilemiyorum. Yine de gitmeden olduğunu düşündüğüm bir şiirimsi bırakmış bana.
Bu arada yeni yıla da bir iki çift lafım var. Sanki eski yıllar çok iyi gelmiş gibi, bu yıl da piyangoyu bana vurdurtmaya çalışmana anlam veremiyorum. Sen yeniş bir yılsın, böyle düşüncelerin böyle amaçların olmamalı. Ne kadar yapıcı olursan o kadar kalıcı olursun. Gel diğer yılları taklit eder pozisyona düşme ve tüm geçmiş yılları gölgede bırakacak bir marjinallik yap!
Nasıl mı?
Herkese iyi gelerek!
Böyle bir sene görülmedi şimdiye kadar, zoru başar ve akıllara, kitaplara, internetlere kazınacak bu yüce hamleyi yap. Gelecek tüm yıllar için de çıtayı öylesine yükseltmiş ol ki; hepsi seni taklit etmeye çalışsın.
Sen yepisyeni yılsın, yaparsın!
Saçma geliyor değil mi size de bunlar.
Yıl dediğimiz şey sadece bir tanımlama ama biz yüce ve büyülü bir şahsiyetmiş gibi ondan bir şeyler bekliyoruz. Sanırım bu da çaresizlikten kaynaklanıyor. İstiyoruz ki, şöyle durduk yere muhteşem bir orta gelsin ve onu gole çevirelim. Kahraman olmamıza gerek yok. Kahraman olarak yeni yılı seçelim; yeter ki bize o gollük orta gelsin ve biz de gol sevincini yaşayalım. Gol sevincini yaşayalım derken de, altını çizmek istiyorum, ortanın gelmesi ve bizim o ortayı gole çevirmemiz gerekiyor. Yoksa tribünden de gol sevinci yaşamasını iyi biliriz. Tribünden yaşanan sevinçlerin ötesine geçelim diyorum. Ya da ne dediğimi bilmiyorum ve böylece bilmeden de bir şeyler denilebildiğini ispat etmiş oluyorum.
Şimdi böyle bir şey ispat ediyorsam acaba bu bir ortalanmış topa vurulan bir şut mudur ve o şut gol müdür? Yoksa burada bir gol, bir orta ya da bir şut barınmamakta mıdır? Bu kadar basit olmamalı, o yüzden burada bir gol yoktur. Hakem olsa bunu golden kabul etmezdi ama hakem de yoktur. Hakem yoksa golden kabul edilebilir mi?
Ne münasebet efendim, edilemez tabiiki.
Neden?
Çünkü ortada bir şut yoktur. Şut olmayan yerde orta da yoktur. Orta olmayan yerde gol de olmaz. E gol yoksa zaten şut hiç olamaz. Şutun olmadığı yerde hakem ne arasın?
Ne güzel boş laf çevirdim. Eminim herkes için çok faydalı olan bu yazımın asıl amacının aşağıda abuk kuştan zar zor borç aldığım şiirimsi olduğunu göz önünde bulundurursunuz. Neyse efenim sustum.
Sessizlik.

Kambur Kere Kambur
Geceden kalmış üşümelerle
Sabahlıyorum uluorta
Edepsizce
Caddebostan sahilinde
Müstehcen ağlamalarım karışıyor dalga seslerine
Koktuğum tüm yosunları
Kokladığım kadınlarda sallandırıyorlar
Sokak köpekleri yankılanıyor
Ben topluyorum havlamalarını
Sabırla sınanmış afakanlar
Geceden kalma sabahlar biriktiriyorum
Ve tüm tokatları
Haykıramadığım cümlelerimden yiyorum
En çıplağından çırpınışlarla
Daldığım denizlerde
Boğulurken ben
Cankurtaranlar değil
Cansever Edipler yakalıyorlar
Kaburga kemiklerimden
Nefesimi tıkayan kadınları
Denizkızlarının suni teneffüslerinde
Gönderiyorum
Kumdan huzurlar yapmaya
Oysaki
Kadınların suçu yok kaçışlarımda
Kadınları suçlu ilan edenlerdir
Müsebbibim
Ve itiraz edemeyişlerim
Yıl iki bini on dokuz geçiyor
Ben hala milattan öncesini arıyorum
Yıl diyorum iki bini geçiyor
Ben on dokuz kere on dokuzlarda var oluyorum
Olduğum yer
Gökkuşağında demlenen bulutların tam altı
Renklerin meşkine maşuk bakışlar atmak isterken
Bulutlardan kafama inen kamburlar!
Kafamdaki kamburlar
Yerlerini pek sevdiler
Oturdular ve
Kalkmasını bilemediler
Bir kambur
Bir kambur daha
Etti mi bana çok kambur
Şimdi
Bir denize nazır
Tüm topladığım havlamaları uluyorum
Ve açıp bakıyorum tekerrürden ibretsiz geçmişin kumlu yapraklarına
Meğer
Üşüdüğüm sahillerde
Beni kamburumdan tekmeleyen
Sığındığım deniz kabuklarının doğurduğu
Ayaklarımmış
Story & Image Copyright: OTahirZGN