Gideceğim dedi kadın, gideceğim seni artık istemiyorum! Hastayım ve hiçbir şey yapmıyorsun, ilaçlarımı bile almıyorsun! Efkarlı gözlerle baktı adam ; bilmediğin şeyler var, dedi.
Kadın : Neyi bilmiyorum, açıkla bana bu durumu, hiç sevmiyor musun beni? 30 yılın hiç hatrı yok mu, hasta olduğumu bile bile hiçbir şey yapamamanı nasıl açıklayacaksın?
Adam : Açıklamama izin vermiyorsun, beni bi dinlesen anlayacaksın her şeyi ; ama bilmiyorsun!
Kadın : Seni dinlemek istemiyorum, gidiyorum. Bu yaptığının hiçbir açıklaması olamaz!
Adam : Sen dur o zaman ne olur, ben giderim sen burda kal, dedi kaybetme korkusuyla. Ama ne olur bari bu dediğimi yap ; odadaki dolabın çekmecesinde bir defter var, onu al oku!
Ceketini alıp çıktı adam, yorgun adımlarla. Odaya geçti kadın, meraklı gözlerle çekmeceyi açıp aldı defteri eline. Bu bir günlüktü. Okumaya başladı ;
Bugün Hayatımın Anlamı 'nın kontrol günü, doktorla konuştum. İlaçlar çok ağır ;yalnızca uyku halinde veya uyku ilacı aracılığıyla verilebilir. Çünkü çok acı verir, hissetmesini istemiyorsanız böyle kullanmanız gerekir, dedi doktor. Allah'ım, bu çok ağır ;onun acı çekmesine göz yumamam. Ve bu cümlenin üzerinde bikaç gözyaşı damlası... En iyisi uyku ilacı verdikten sonra ilaçları enjekte etmek ve ona hiçbir şey belli etmemek. Böylesi en iyi, hastalığı biraz iyi olana kadar en azından... Ve böyle devam ediyordu sayfalar. Günlüğün sayfalarına bu defa kadının gözyaşları düşüyordu, yaptıklarının pişmanlığıyla hıçkırıklara boğuldu.
Resim Kaynak :1