Merhabalar,
Bugün sizlere yine sık duyduğunuz bir terim olan "Desibel"i anlatmaya çalışacağım.
"Kulaklığın kaç desibel?"
"Beşiktaş yine desibel rekoru kırdı, duydun mu?" gibi cümlelerle günlük hayatımızda sık karşılaşmaktayız. Peki nedir bu desibel?
Desibel (dB) sesin seviyesini, yani yüksekliğini ölçmeye yarayan logaritmik ölçü birimdir. Adını ünlü mucit Alexander Graham Bell'den alır. Her ne kadar Bell'e atfedilse de Bel ismine sık rastlanmaz. Bunun yerine onda biri anlamına gelen "desi" ön eki kullanılmaktadır. (desimetrede olduğu gibi) Neden böyle kullanıldığı bilinmemekle beraber sonucun küsûratlardan kurtarılmasının amaçlandığı şeklinde tahminler yürütülmektedir. dB şeklinde yazılmasının sebebi "desi"nin onda biri anlamına gelmesi ve "Bell"in özel isim olmasıdır.
Bir ses kaynağını ilk duymaya başladığımız yer sıfır "0" noktası kabul edilir. Yani düşünün ki sizden 100 metre ileride bir arabada yüksek sesle müzik çalıyor ama uzak olduğunuz için duymuyorsunuz. Arabaya doğru yürümeye başlıyorsunuz. 90 m... 80 m... 67 m ve derken... Sesi duymaya başlıyorsunuz. İşte orası o ses kaynağı için sıfır dB'yi ifade ediyor. Desibel seviyesi matematik terminolojisinde exponential/eksponenşıl veya üstel denilen şekilde (rihter ölçeğinde olduğu gibi, ki biliyorsunuz deprem ölçeğinde 7.1 ile 7.2 arasında bile inanılmaz bir şiddet farkı vardır.) katlanarak artar.
Duyabileceğimiz en düşük ses başlangıç noktamız olan 0 dB demiştik. 0 bu kez yutan eleman değil. Çünkü 10 misli 10 dB, 100 misli 20 dB ve 1000 katı 30 dB'dir ve böyle katlanarak devam eder.
Hayatımızdan da tecrübe ettiğimiz gibi yüksek dB'deki seslere uzun süreli maruz kalmak ciddi duyma bozukluklarına neden olabilir. Örneğin 95 dB seviyesindeki bir sese saatlerce maruz kalmak kulağımızda çınlama, şiddetli baş ağrısı, denge kaybı (Denge merkezimiz iç kulakta bulunan yarım daire kanallarıdır. bkz Vertigo ) gibi sorunlara yol açarken, kulağımız 120 dB gibi şiddetli bir sese kısa süreli dayanabilecek yapıdadır.
Konserlerde, düğün salonlarında vb yerlerde yüksek çıkışlı hoparlörlerden uzak durmaya özen göstermek gerekiyor. Biliyorum çoğunuz yüksek sesle müzik dinlemeyi seviyorsunuz, inkâr etmeyin. :D Arabanızda müziğin sesini kısmak elinizde olan bir şey. Ya elinizde olmayan şiddetli ses kaynakları? Trafik gürültüsü, inşaat çalışması, betonu delen hilti sesi... Liste uzar da uzar. Modern hayatın pençesinden kurtulup kırsala yerleşme isteği diye bir hayat felsefesi var ya, hah işte onun asıl sebebi bunlar. Yani insanların kafasının şişmiş olması. :)
Kulağımızın Algılayabildiği Bazı Ses Seviyeleri
30 dB.................................Fısıltı
50 dB.................................Normal seviyede bir oda ortamı
60 dB.................................Normal tonda konuşma
70 dB.................................Elektrik süpürgesi (1 metreden)
80 dB.................................Yük treni (15 metreden)
90 dB.................................Motosiklet (8 metreden)
110 dB...............................Zincirli testere (10 metreden)
Ses şiddeti 120 dB'nin üzerine çıktığında rahatsızlık duymaya başlıyoruz. 130 dB ve üzeri acı veriyor ve uzun süre maruz kalındığında işitme kaybına neden oluyor.
140 dB..............................Jet uçağı (50 metreden)
180 dB..............................Roket fırlatıcısı
Havanın kaldırabileceği en yüksek ses basıncının 194 dB olabileceği varsayılıyor. Ama bunu deneyimleyen bir insanın bunu bizimle paylaşması pek olası görünmüyor. (Mortingen şıtrayze)
Eğer siz de farklı ortamlardaki ses seviyelerini ölçmek isterseniz telefonunuza indirebileceğiniz çeşitli uygulamalar mevcut. SOUND LEVEL METER diye aratırsanız bulabilirsiniz.
Desibel dB konusu da böyle. Hayatımıza doğrudan ya da dolaylı müdahil olan gürültülerden kurtulmak dileğiyle.
Müzikle kalın...