Bugün günlerden Sokrates!
Sokrates, M.Ö. 469 yılında Atina'da doğmuş, Yunan Felsefesinin kurucularından, kendisini halkının olgunlaşması için adamış ünlü bir filozoftur.
Sokrates, saygın bir sofist olarak kabul görülmektedir ancak öğretileri, eğitim anlayışı onlardan oldukça farklıdır. Sokrates, sokaklarda eğitim yapmış, öğrencilerinden ve öğrettiklerinin karşılığında para almamıştır.
Sofistler: Antik Yunan'da para karşılığında, felsefe öğreten bilge, becerikli ve gezgin felsefecilerdir.
Sokrates, ahlak felsefesinin kurucusu olarak kabul edilir. Ona göre insan, ahlaki bir varlıktır ve kendi içinde bir düzene sahiptir. İnsanın gelişmesi de bu düzene uygun olmalıdır. İnsan yapısına en uygun eğitim metodu diyalog metodudur.
Diyalog metodu; ironi ile başlamalı, soru-cevap ile devam etmeli ve keşfetme ile bitirilmelidir.
Sorgulanmamış bir varoluş koyunlara uygundur, insanlara değil.
Sokrates, kendini at sineği olarak tanımlıyordu. Ona göre Atinalılar at, kendisi de onları sorularıyla rahatsız eden bir at sineğiydi. Söz konusu at sineği, pazarda karşılaştığı insanlara soru sorarak, onların bildiklerini sandıkları şeyi gerçekte bilmediklerini ortaya çıkarmıştır.
Bu büyük filozofun sevenleri de vardı, tehlikeli olduğunu düşünenler de. Onun tehlikeli olduğunu düşünen Atinalılar, Sokrates'in kasıtlı olarak hükümete zarar verdiğini de düşünüyorlardı.
Sokrates 70 yaşındayken, Meletos onu mahkemeye verdi. Onun Atina tanrılarını ihmal ettiğini ve o tanrıların yerine yeni tanrılar koyduğunu iddia ediyordu. Atina'nın gençlerini otoriteye karşı gelmeleri için cesaretlendirdiğini de söylüyordu.
Sokrates mahkemeye çıkarıldı ve suçlu olup olmadığına dair oylama yapıldı. Büyük jüriyi oluşturan yurttaşların yarısından biraz fazlası onu suçlu bularak ölüme mahkum etti.
Beni cezalandırmak yerine maaşa bağlamalısınız!
O dönemlerde böyle mahkemelerde sanıklar hitabet yetenekleriyle jüriyi ikna edip, suçlamalardan kurtulabiliyorlardı. Ancak Sokrates bu güçlü yeteneğini kullanmak yerine, kendisinin bir at sineği olduğunu, bu cezanın onu ölümsüzleştireceğini dile getirdi. Hatta Atinalıların onu cezalandırmak yerine ömür boyu maaşa ve yemek ödülüne bağlaması gerektiğini söyledi. Tabi bu son söylediği onları daha da kızdırdı.
Sokrates nöbetçilerin bile olmadığı bir zindanda öğrencileriyle sohbet ederken onların öne sürdüğü kaçma fikrine karşı çıktı. Hain ve kaçak sıfatını kendine yakıştırmaktansa ölmeyi tercih etti.
Sonrasında eşi, üç oğlu ve öğrencileriyle vedalaşarak baldıran zehri dolu bardağı, kaseyi kafasına dikti ve kısa bir süre sonra öldü.
Sokrates yazılı bir eser bırakmamıştır. Yani biz Sokrates'in hayatını ve öğretilerini onun öğrencileri olan Platon(Eflatun) ve Ksenophon'un yazdıklarından öğreniyoruz.
Onların yalancısıyız.
Sevgilerle...
Fotoğraflar: http://www.abc.net.au https://medium.com