Çevrenizde, yanlış yapan bir insanı uyarırken üslup son derece önem taşıyor.
Mesela bazı oturma banklarının önü çekirdek kabuğu ile dolu. Çekirdek yiyor ama kabuklarını hemen önüne yere atıyor.
veya
Bir arkadaşınız, şaka yaptığını sanırken, şakası eşek şakasına dönüşüyor..
veya
Çocuğunuzu, işyerindeki elemanınızı, okuldaki öğrencilerinizi, hatta büyüklerinizi bir konuda uyarmanız gerekiyor..
Örnekler çoğaltılabilir..
Böyle sevimsiz durumlarda NASREDDİN HOCA fıkraları imdada yetişir.
İnsanlar, hatalarının yüzüne vurulmasından hiç hoşlanmaz. İyi niyetle hatasını gösterip doğru olanı yapmasını istersiniz ancak çoğu zaman tepki görürsünüz. Bu da sıkıcı bir durum tabii..
İnsanlara bu hataları sert bir dille söylemek yerine, binlerce NASREDDİN HOCA fıkrasından uygun olan birini anlatarak, tepki çekmeden de uyarma operasyonunu başarıyla gerçekleştirmek mümkündür.
Nasreddin Hoca da bu durumun farkına varmış ve hataları insanlara göstermek adına mizahtan yararlanmış
ve herkesi düşünmeye sevk etmiştir. Bu nedendenle kendisini FELSEFECİ ilan eden bilim adamı sayısı az değildir.
Nasreddin Hoca, çok ileri İLİM sahibi bir insandı. Özelikle de İSLAM DİNİ'ni iyi özümsemiş ve özel hayatında da yaşayarak bizzat uygulamıştır.
En çok hoşuma giden fıkraları;
- KAZAN DOĞURDU,
- EŞEĞE 3 türlü binme (baba yürüyor, oğul eşekte - oğul yürüyor, baba eşekte, oğul ve baba birlikte eşekte, baba ve oğul eşeği taşıyor), insanlara yaranamama..
- Kedi 2 Kg ise, yediği 2kg ciğer nerede?
fıkralarıdır..
Eminim yorumlarınızda kısa NASREDDİN HOCA fıkrası anlatarak kendi tagımız için görevimizi yerine getirebiliriz. Unutmayalım ki;
- G.Antepin baklavasını,
- İzmir'in kokoreçini,
- Çorum'un leblebisini,
- Eskişehir'in lüle taşını,
- ve Türkiye'nin NASRETTİN HOCA'sını
Yunanlılar sahipleniyor ve bunlar bizimdi diyorlar..
Fıkra bilmesen de ATIŞ SERBEST :-)