Çok etkilendiğim ve bende derin izler bırakan bir olayı sizlerle paylaşmak istedim.
Bir kafede arkadaşımla görüşmek üzere randevulaşmıştık. İşlek caddede kafeye doğru yürüyordum. Gözüm, kenarda oturan yaşlı bir dilenciye takıldı. Tam önünden geçerken adamın gözlerinin görmediğini farkettim.
Genellikle dilencilere para vermek adetim değildir. Tabi bunu, muhtaçlığından emin olamadığım için yapmaktayım.
Adamın gözlerinden biri, bir mağara girişi gibi boş ve karanlık idi. Diğeri ise açık ama, bebek maması görünümündeydi. Anladım ki bu adamın gözleri gerçekten görmüyor.
Yaklaşıp tam önünde durdum. Gözlerini inceliyor, bir şeyleri anlamaya çalışıyordum. Adamın önünde, bir koli kutusundan yırtılmış karton vardı.
Üzerinde şöyle yazıyordu:
"YETİM TORUNLARIM AÇ.. YARDIM EDİN!"
Adamın önündeki tenekede yardım edenlerin attığı az miktarda bozuk para vardı ve eliyle sık sık paralara dokunup yokluyordu. Gelip geçen çok insan vardı ama kimse oralı olmuyor, adama bakmıyor, telaşlı ve hızlı adımlarla insanlar caddeden akıp gidiyordu.
Herkesin işi gücü vardı.. Yetişmeye çalışırcasına gidenlerden ve gelenlerden oluşan bir insan seli halindeki caddede, bir dilenciyi görecek halde değillerdi. Bu nedenle de adamın önündeki kutuda para birikmiyordu.
Yaşlı adamı bir süre karşıdan izledikten sonra yaklaşıp tam önünde hareketsizce durdum. Adamın gözleri görmediği için hisleri o kadar HASSAS ve KUVVETLİ ki önünde birinin durduğunu hemen anladı.. İki eliyle ayakkabılarıma doğru uzandı ve titreyen ve mor damarların kabardığı elleriyle ayakkabılarımın şeklini şemalini, bağcıklarını adeta fotoğraf çeker gibi hafızasına nakşetti.
Ben de bunun üzerine konuşmak zorunda kaldım..
Dayı sen nerelisin? Gözlerine ne oldu? gibi sorular sordum.. O da kısa cevaplarla karşılık verdi..
Öğrendim ki; oğlu, gelini ve kendisi trafik kazası geçirmişler, Oğlu ve gelini ölmüş. Kendisi de o kazada gözlerini kaybetmiş. Küçük torunlara bakacak başka kimse olmayınca onların bakımını üstlenmek zorunda kalmış. Ancak görmeyen gözlerle bu iş bir hayli zor.
Dayı dedim..
Ben sana bozuk para değil, kağıt para vereceğim. Torunlarına bir şeyler alırsın olur mu?
Sağol evladım.. Allah razı olsun dedi..
Bu şekilde karşılıklı konuşup onu oyalamaya çalışırken, yavaşca eğilip,
YETİM TORUNLARIM AÇ.. YARDIM EDİN! yazan mukavva kartonu aldım.
Olay doğruydu ama ÜSLUP yanlıştı.. Farklı yazınca işler değişir diye düşündüm..
Cebimdeki KEÇE KALEMİ çıkartıp, kartonun arkasına şöyle yazdım:
BUGÜN HAVA ÇOK GÜZEL, AMA BEN YİNE ONU GÖREMEYECEĞİM
Yazdığım yazıyı, gelip geçenlerin göreceği şekilde öne çevirip yavaşca yerine bıraktım..
Tüm gayretlerime rağman GÖZLERİMDEN SÜZÜLEN YAŞLARA hakim olamadım.. Akmayın dedim ama akıverdiler..
Şu anda bu satırları yazarken yine süzülüverdi gözyaşlarım..
"Dayı Allah yardımcınız olsun. Hayırlı günler!" diyerek oradan ayrıldım..
Bir kaç saat sonra arkadaşımla görüşmemiz bitmişti ve yine aynı yoldan geri dönüyordum.
Yaşlı adam yine yerinde duruyordu. Fakat bu kez durum çok FARKLI idi.
Paraların bulunduğu kutuda bu kez bir hayli bozuk para birikmişti. Yoldan geçenler, durup çanta-cüzdan-cep moduna giriyorlar ve buldukları bozuk paraları kutuya atıyorlar, yüzlerinde beliren acı ve buruk bir ifadeyle yürüyüp gidiyorlardı.
Yaşlı adam yine elleriyle kutuyu yokluyor, biriken paradan memnun görünüyordu.
Yine sessizce yaklaşıp tam önünde durdum. Adam yine karşısında birinin durduğunu hisetti ve ayakkabılarıma dokundu. Beni tanımıştı..
"SEN NE YAPTIN BÖYLE? KUTU ÇABUK DOLUYOR" diye tebessümle sordu..
Hiç be dayı.. senin yazdıklarına "KÜÇÜK BİR EKLEME YAPTIM O KADAR" dedim..
"Ne yazdın bilmem ama çok teşekkürederim.. Allah senden razı olsun" dedi..
Ben yeniden cebime davranıp, biraz daha para verdim ve vedalaşıp ayrıldım.
(bir VIDEO'daki gerçek çekimden hikaye edilmiştir..)
Eveeet.. Bu da böyle bir hikaye işte..
Bu dünyanın 1001 türlü hali var.
İşimiz var, aşımız var, düzenimiz var..
Fakat öyle bir an gelir ki hepsi de kaybolurlar..
Ne oldum değil, ne olacağım demeli insan..
Mevcut halimizde problemler olabilir ama unutmayalım ki beterin beteri var..
Düzen bir kez bozuldu mu, yetmeyiverir ZAMANLAR..
Görüyoruz.. Duyuyoruz.. Yürüyoruz.. Yüzüyoruz.. Koşuyoruz..
Kendi işimizi kendimiz görebiliyoruz.. Şükür...!
@WebCatan |