Bu projede biraz gecmise, cocuklugumuza donecegiz. Hepimiz gecmiste sadece iz biraktigimiz olaylari zihnimizde tutariz hep. Ama cocuklugumuzu asla unutmayiz. Yillarda gecse yaslansak bile hani bir laf vardir. Bunu hep buyuklerimizden duyariz. "Keske cocuk olsam, keske cocukluguma geri donsem" diye. Belki bunu yillar sonra bizlerde tekrarliyacagiz. Hatta belki de simdi istiyoruz. Kim istemez ki cocuk olmayi. Gunahsiz, saf, tertemiz yillar. Oyun oynamayi ozledigimiz, ufacik seylerden mutlu oldugumuz, ufacik seylerin hayalini kurdugumuz dunya.
23 Nisan da bu hayallerin icindeydi. Ilkokul caginda kimimizin yaramaz, kimimizin uslu oldugu donemlerde bir 23 Nisan oyunlarina, etkinliklerine katilma hayali, bir kostum giyme ve bir filmi ya da bir tiyatroyu andiran oyunlari sergileme. Milletlerin cocuklar icin birlestigi bir baris gunu. Ve yine ayni milletlerin kol kola sergiledigi medeniyetler ve kulturler gosterisi. Halk oyunlari, halk siirlerinin sergilendigi bir ambiyans.
Ve basrol cocuklarimiz. Kim cocukken istemez ki bu ambiyansta rol almak.
Ilkokul siralarinda ogretmenimizin 23 Nisan a katilmak isteyenler diye acikladigi o mutlu gun. Katilmayanlar katilanlari kiskanirdi. Kendi animsa inanirmisiniz ilkokul da sadece 1 kez katilmis oldugum 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Cocuk Bayrami etkinliklerinde bir halk oyunu sergilemistik. Keske fotograflayabilseydim ancak o zaman ki imkanlar geregi elimizde teknolojik bir telefon ya da bi fotograf makinemiz yoktu. Oynadigimiz halk oyununu turunu cok hatirlayamiyorum ama calan bir türkü idi. Buna eminim. Ve 6 kisilik bir gosteri yapmistik. 3 kiz 3 erkek seklinde. Esli olarak bir halk oyunu sergiliyorduk. En yakin mahalle arkadasim kulaklari cınlasin Tugay da bu oyuna katilmisti ve yanyana eslerimizle dans ediyorduk. Onlarca prova yapmamiza ragmen o okul bahcesinde insanlarin onunde kendimizi tutamayip gulmustuk. Ama o kadar profesyoneldik ki hem gulup hemde oyunu bozmuyorduk. Sadece ucuncu esten birer adim geride kalmistik. Neyse ki oyunu bitirdigimizde insanlarin agzindan "bi daha, bi daha" seslerini duydugumuzda rahatlamistik ve ogretmenimizin bu afacanligi affedecegini dusunuyorduk.:) Cunku bu bizim bayramimizdi ve yaptigimiz eylem gulmekti. Cok masum bir eylemdi.
Oyle bir donem ki kendinizi onlarca minik insanin arasindan secilmis ozel biri gibi hissetmeniz. Etrafinizda yuzlerce insan ve hepsinin gozu sizin uzerinizde. Ozellikle onlarin icinde annenizin ve babanizin, ailenizin orada olmasi. Cocukken gurur verici kelimesinin tadini aldiginiz belki de ilk duygu.
23 Nisan tarihi itibariyle sadece Cocuk Bayrami degil, ulkemizin de egemenligini ilan ettigi tarih olarakta cok onemli bir gundur.
Bu tarihte bu denli ozel dusunulmus bu onemli gunu masum cocuklarla baslatan Ulu Onderimiz Mustafa Kemal ATATURK'u de saygiyla anmadan gecemeyecegim..
"Ne Mutlu Turkum Diyene"