Belgrad'ın Sava ve Tuna arasında kalan kısmı, eskiden Osmanlı yönetiminde idi. O yüzden, burda sıklıkla Türkçe veya Türkçe'ye yakın isimler görebilirsiniz. Sadece isimler değil, kültürün de etkileri var hala. Şehrin tepe noktalarından biri Kalemegdan(Türkçe'deki gibi: Kale Meydanı), bu tarafın en güzel yerlerinden biridir. Her iki nehrin kesiştiği yerin dibindedir. Bu noktadan, Avusturya-Macaistan kısmını ve modern kısmını rahatlıkla görebilirsiniz. Şahsen, şehirde gün batımının en güzel izlenebileceği yer de burasıdır diye düşünüyorum
Kalenin içinde hala sonu keşfedilmemiş tüneller var. 2. dünya savaşı sırasında şehrin milis güçleri tarafından kullanılmış. Emir Kusturica'nın Underground(yeraltı) filmi, burdan esinlenmiş.
Kalenin içinde, bir açık hava savaş silahları müzesi var. Son yüzyılda, bu coğrafayada yaşanan savaşlarda kullanılan öncemli silahların(tanklar, füzeler, toplar vs) sergileniyor. Burdaki, en ilginç hikaye ise, yakın dönemin en önemli olaylarından biri olan Kosova savaşı sırasında düşürülen Amerika Hava kuvvetlerine ait hayalet uçak ile ilgili. Liseli bazı öğrencilerin, mikrodalga ile ilgili bir projelerini, alanda görebileceğiniz füzelere entegre edilerek "efsanevi" hayalet uçak düşürülmüştür. Sonrası malum. İşin içinde Çin'liler Ruslar vs derken, garip şeyler dönüyor(neyse, olayımız politik tarafı değil).
Açık hava savaş silahları müzesi
Kalenin hemen dibinde ufak bir kilise var. Yine, buranın tarihi açıdan önemi var. Hatırlanacağı üzere, 1. dünya savaşının fitili, Bosna'da Dük Franz Ferdinand'ın suikastle öldürülmesi ile ateşleniyor. Tarih kitaplarından hatırlanacağı üzere, ilk ateş Avustury-Macaristan imparatorluğu tarafından açılıyor. Nehrin karşı tarafında olan Avusturya-Macaristan, topçu atışlarıyla bu tarafı bombalamıştır. İşte, ateşin ilk başladığı yere temsilen bu kilise yapılmış. Kilisedeki en ilginç şey ise, ana salonda asılı duran avize, kılıçlardan oluşuyor. Gayet güzel tasarım :)
Kaleden görülen bir başka önemli ikon ise, şehrin karşı tarafında bulunan Coca Cola tabelasıdır. Soğuk savaş yılları. Batı(Kapitalizm) ve Doğu(Komunizm) arasında büyük bir mücadele var. Belgrad, bu çekişmenin en ilginç duraklarından biridir. Dönemin başkanı Tito, belli bir ideolojiden ziyade, her iki tarafla ilişkileri iyi tutmuş. Batı ile olan ilişkilerin bir simgesi de bu Coca Cola olayıdır. O dönemde, Sovyetlerin en büyük etki alanı olan Balkanlarda böyle birşey yapmak, psikolojik açıdan Batı'nın büyük bir "zaferi" olarak lanse edilmiş.
Şehirde, gerek Bosna gerek Kosova savaşlarında bombalanmış çeşitli binalar görebilirsiniz.
Şehrin merkezinde bulunan Belgrad üniversitesi, ülkenin en büyük eğitim kurumlarından biridir. Ana kampüsün karşısında bir park var, "Öğrenci Parkı" olarak geçiyor. Ayrıca, şehrin ana otobüs duraklarından biridir. Bu parkın, halk dilindeki adı ise "Silikon vadisi" :) Tabi, bir IT insanı olarak aklıma heen teknoloji geldi ama işin iç yüzü öyle değilmiş. Bildiğimiz plastik silikon :) anladınız siz meseleyi.
Belgrad'da görmeyi beklemediğim bir başka ilginç nokta, İngilizce konuşanların sayısı. En küçük pastanede bile insanlar geyet iyi şekilde ingilizce konuşabiliyor.
Kurlardaki son artışı "saymazsak", TL olarak ucuz bir yer "idi".
Yemek olarak, et ağırlıklı bir mutfak. En favori yemek ise kaymaklı köfte. Hem et hem kaymak gerçekten çok başarılı :)
Bu da bonus fotoğraf :)