Belgrad'dan geriye aklımda kalanlar:
- "Soru işareti"(ingilizce: Question sign) lokantası. Evet, ismi "soru işareti". Bildiğimi soru işaretiz, "?" sembolü kullanıyorlar. Rivayet edilirki, yaklaşık yüzyıl önce(biraz daha da eski olabilir), o muhitte önemli mekan olarak bu lokanta ve karşısındaki kilise vardı. Artık kilisenin papazı ve lokanta sahibi arasında nasıl bir tartışma yaşandıysa, "ne istiyorsun ne, sorun nedir" diye diye, en sonunda tepki olarak lokantanın adını ve simgesini soru işareti koymuş.
- Belgrad'da İngilizce konuşma oranı çoğu Balkan ve orta Avrupa ülkesine göre yüksek. En ummadıım erlerde, küçük işletmelerde bile derdinizi rahat anlatabilecek kadar ingilizce bilen insanlar var.
- Kredi kartı geçerli kullanım oranı yüksek. Yani, çoğu yerde kullanabilirsiniz. Diğer Balkan ülkelerinde maalesef facia derecesinde, nerdeyse hiç yok.
- Bir şehirde, 3 farklı medeniyet görüyorsunuz.
- Prolece isimli restorantta geleneksel Balkan ve Sırp yemeklerini yiyebilirsiniz.
- Çoğu yerde, içerde sigara içilebiliyor. Benim gibi sigara içmeyen biriyseniz azap yaşarsanız. Sigara içen biriyseniz, tahmin edileceği üzere gel keyfim gel.
İyi yolculuklar. Sonraki durakta görüşmek üzere