Neredeyse tüm Balkanlarda Türkçe’ye ihtiyaç duymadan gezebilirsiniz. İngilizce konuşma yada anlaşma konusunda sıkıntı yaşıyorsanız ilk tercihiniz burası olabilir. Fiyatları, Avrupa Birliği üyesi ülkelere ve bizim ülkemize kıyasla çok daha uygun. Son durumda kur farkından dolayı belki ülkemizle eşitlenmiş olabilir.
Vize istemeyen Balkan Ülkeleri: Arnavutluk, Makedonya, Kosova, Karadağ, Sırbistan, Bosna Hersek.
Her kasabada, her şehirde bizden bir parçaya rastlıyorsunuz. En ücra köşede dahi 1300 senelerinden kalma camilere, köprülere, hamamlara, tekkelere rastlamak mümkün.
Gençlerin belli kısmı Türkçe’yi anlasada konuşamıyor, lakin anlaşıyorsunuz.
Balkanlarda Ulaşım
Ulaşım konusunun sıkıntılı olduğunu özellikle belirtmek istiyorum. Akşamları çok erken saatlerde büyük şehirlere dahi otobüsler bulunmuyor. Örneğin; 5 de Prizren’den Priştine’ye otobüs bulamayabilirsiniz.
Otostop mevzusuna gelirsek belki ayrı bir yazıda paylaşmak gerekir ama kısa bir özet geçmek istiyorum. Arnavutluk ve Sırbistan haricindeki ülkelerde otostop denenebilir. Hatta özellikle Kosova ve Makedonya’da 15dk-20 dakikadan fazla beklemezsiniz. İnsanları çok yardımsever ve misafirperver. Arnavutluk’ta otostop çektiğinizde nezaketen sizi alsa da sonunda para istiyorlar. (Arnavutluk aslında Shkoder’nın dışında genel olarak böyle sanırım veya bize bu şekilde denk geldi.) Sırbistan’da ise ırkçılıktan dolayı sıkıntı yaşayabilirsiniz uyarısını yapmak istiyorum.
Ruhunuzu Dinlendirin
Atatürk’ün gezdiği sokakları arşınlayıp, Yahya Kemal’in çocukluğunu yaşadığı Üsküp’ü soluyup, Balkan Türkülerinin tınısını kulağınızda hissederek zamanın keyfini çıkarmalısınız.
Birçok Avrupa ülkesi gezmiş biri olarak Balkan ülkelerini gezerken aldığım huzur “insanın ruhuna kadar işliyor” diyebilirim. “Balkan” eski Türkçe’de “Orman” anlamına gelmesinin nedeni şehirler arasına gittiğimiz yollarda keşfettim. Doğası Karadeniz’den farksız. Her yer yemyeşil. Ruhunuz da gözünüz de ağaca, ormana ve yeşile doyuyor. Bu mükemmel tabiat ise Karadağ’da denizin mavisine kavuşuyor.