Rivayete göre;
"Uzun yıllar önce, çok ünlü bir tatlıcı yaşarmış şehr-i İzmit'te. Yerel halkın yanında, ipek-baharat vesilesiyle orda geçen tüccarlar, çok uzun kuyruklar oluştururmuş tatlıcının kapısında. Bir eli yağda, bir eli baldaymış bizimkinin fakat geceleri uyku girmezmiş gözüne. Sevdalıymış bir kıza bizim ki ama ne sevda!... Öyle ki aşktan, koca cüsseli şişman kız ona Andriana Lima gözükürmüş 😜
Kara gözü değil ama kalp gözü körmüş ve bu yüzden mantığı, sevdasına yenik düşmüş.
Aşkını ve maharetini harmanlayıp daha önce kimsenin bilmediği, tatmadığı, çok özel bir tatlı yapmış. Adına "şişmaniyem" demiş. Herkes çok beğenmiş; krallara, kraliçelere ikram edilmiş bi yiyen tadınıda, adınıda unutmamış.
Sevaptır diye, esnaf-ahali bir araya gelmiş, almışlar şişman kızı tatlıcıya, baş göz etmişler bizimkini. Gel zaman, git zaman, huzursuzluk baş göstermiş yuvalarında. Şişman kadının kıskançlık ve geçimsizliği, zindan etmiş hayatı, bizim tatlıcıya.
Zaman, kalp gözünü kör, kara gözüne ışık eylemiş. Mantık doğrulmuş yerinden, yere sermiş hem aşkı hem sevdayı... Ayrılmışlar !
Şişman kadına atfedilen şişmaniye'nin, ustaya ve tatlıya saygısızlık olacağını düşünen ahali, sessiz sedasız "pişmaniye" demişler adına dillere destan tatlının."
İşte o şişmaniye bu pişmaniyedir ! 😕
Saygılar...
Görsel : ru.all.biz