Yolunuz hiç ISPARTA'ya düştü mü bilmem.. Yazın Antalya'dan otomobille çıktık ve Isparta'dan da geçelim dedik.
İşte aklımdan hiç çıkmayan bir olay ve tadı damağımda halen duran nefis KABUNE lezzetinin hikayesi..
Isparta düğünlerinde bir adet var.. Evin avlusunda veya bahçe gibi bir yerde misafirlere YEMEK verilir.
Yuvarlak masa ve sandalye gibi malzemeler için özel işyerlerinden kiralama yapılır.
img ref: blogspot.com.tr
Özel yemekleri vardır Isparta'nın.. Ancak hele biri var ki aman Allah'ım.. Bu ne lezzet! Bu ne tad!
Yemelere doyamazsınız.. Bir de masanın kalabalık oluşu insanda öyle bir iştah yapıyor ki, büyükçe tek kaptan yediğiniz yemek sonunda ACİLLİK olmazsanız iyi.. .-)
Bahsedeceğim bu güzel lezzetin adı KABUNE..
Güya;
Kaynana evden çıkarken gelinine, "ben gelene kadar yemeğimiz hazır olsun.. haydi hemen giriş!" talimatını verir. Gelin, evdeki malzemelere bir bakar.. Haşlanmış et, nohut, pirinç ve soğandan başka bir şey yok..
Hemen bu malzemelerle yemek yapmaya girişir ve yemeği pişirir..
Kaynana eve döner.. Yemeğin tadına bakar ve "GAAA! BU NE?" (karı bu ne?) der.. Bu yemeğin adı da KABUNE olarak kalır..
ENTERESAN olan şu:
Isparta'da bir düğün yemeği yiyebilmeniz için DAVET EDİLMİŞ olmak şart değil.. Yoldan gelen geçen, tanıdık tanımadık herkesi yaka paça tutup masaya oturturlar ve KABUNE'den yedirirler :-)
Darısı size..
Ne güzel bir adet.. İşte biz de yolda durdurulup masaya oturtularak KABUNE'den tatmış şanslılardanız..
Tarifini alıp evde yapalım dedik.. Karabiberi fazla kaçırmışık ki etler görünmez durumdaydı karabiberden :-)
Nasıl adet ama? Ya durumlar nasıl sizin oralarda?